KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3342 E., 2024/9298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1669 Değişik İş
- Suçlar
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, özel belgede sahtecilik
- Karar
- İtirazın reddi
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2020 tarihli ve 2017/290 Esas, 2020/625 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 267 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına;
özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 14.12.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine kesin olarak karar verildiği,
akabinde hükümlünün yeniden yargılama talebinde bulunması ile Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2022 tarihli ek kararıyla yeniden yargılama talebinin reddine dair verilen karara karşı yapılan itirazın Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararı ile reddine karar verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 17.07.2023 tarihli ve 2023/12336 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86856 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86856 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 23/3. maddesinde yer alan “Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hâkim aynı işte görev alamaz” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 318/1. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur.
Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir.” biçimindeki düzenleme karşısında, ilk kararı veren hâkimin olayla ilgili kanaatinin oluştuğu, görüşünün ilk hükümle belirginleştiği, yeniden yargılama aşamasında ya da bu aşamaya götürecek talebin kabule değer olup olmadığına dair vereceği kararda önceki kanaat ve görüşünün etkisi altında kalabileceği, bu nedenle adil yargılama hakkının bir uzantısı olarak olaya tamamen yabancı, farklı bir hâkimin yargılamanın yenilenmesi talebini incelemesi gerektiği cihetle,
somut olayda ilk yargılamada görev alan Hakim ... ...'nın yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararda görev alamayacağı gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un "Yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii" başlıklı 318 inci maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
“(1) Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir...”
Aynı Kanun'un "Yargılamaya katılamayacak hâkim" başlıklı 23 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası;
“(3) Yargılamanın yenilenmesi hâlinde önceki yargılamada görev yapan hakim aynı işte görev alamaz.”
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca, aynı olay hakkında daha önce görüşünü belirtmiş olan hakimin, daha sonra yargılamanın yenilenmesi sürecinde görev yapması önlenerek hakimin tarafsızlığı sağlanmıştır. Kanun koyucunun amacı ile adil yargılanma ilkesi gereğince bu hükmün geniş yorumlanması ve mahkumiyet kararında görev yapan hakimin, yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin kararda görev yapamayacağının kabul edilmesi gerekmektedir.
3. Kanun yararına bozma istemine konu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlü hakkında Silivri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli mahkumiyet hükmünü veren hâkim ... ...'nın, dava ile ilgili yargılama yaparak ulaştığı kanaatini ilk hükümle dosyaya yansıtması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede önceki kanaatinden etkilenebileceğinden, istem hakkında farklı hâkim tarafından karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3342, K. 2024/9298, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama