KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3379 E., 2024/9530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/105 Değişik İş
- Suçlar
- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
- Karar
- İtirazın kabulü
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
753 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2018/158 Esas, 2018/484 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 02.06.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmamış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/787 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre; hükümlü ... yönünden lehe olan hükümlerin uygulanması talebinin reddine ve infazın devamına ilişkin Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli ek kararına yapılan itirazın Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2023 tarihli ve 2023/105 Değişik İş sayılı kararıyla kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.08.2023 tarihli ve 2023/8369 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93487 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB-2023/93487 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, kararın 02/05/2018 tarihinde verildiği ve 20/06/2018 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği,
1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı cihetle, itirazın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi yeniden düzenlenerek ceza muhakemesi sistemimize girmiştir. Yine aynı Kanun'un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen Geçici Madde 5’in birinci fıkrasının (d) bendinde de “1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükmü bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü … uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
2. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir.
3. Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan 01.01.2020 tarihinde kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanmayacağına dair hüküm iptal edilmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanılmıştır.
4. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlünün üzerine atılı başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, bununla birlikte hükümlünün mahkûmiyetine ilişkin Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2018 tarihli ve 2018/158 Esas, 2018/484 Karar sayılı kararının, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce verildiği ve 20.06.2018 tarihinde kesinleştiği,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İptal kararları geriye yürümez." şeklindeki düzenleme de dikkate alındığında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geriye yürümeyeceği, bununla birlikte iptal kararının kesinleşmiş dosyaları kapsamadığı, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden önce kesinleştiği, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden itirazın reddi yerine Mahkemesince kabulüne karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3379, K. 2024/9530, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama