KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3702 E., 2025/1539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/170 Esas, 2017/236 Karar
- Suç
- İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
- Karar
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2016/170 Esas, 2017/236 Karar sayılı kararı ile hükümlünün infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2016/168 Esas, 2016/243 Karar sayılı kararı ile almış olduğu 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasının mahsup edilmesine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 25.04.2017 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.09.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/104219 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma isteminin;
“ ...Dosya kapsamına göre,sanığın 22/12/2015 günü Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2016 tarihli ve 2016/168 esas, 2016/243 karar sayılı dosyasına konu infaz kurumuna yasak eşya sokma suçunu işledikten sonra, aynı gün yakalanıp suç aletlerinin de ele geçirilerek idari ve adli soruşturmaya başlanıldığı, Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının 18/02/2016 tarihli iddianamesi ile dava açıldığı, sanığın 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine dair verilen kararın temyiz edilmeden kesinleştiği,
İnceleme konusu dosyada ise 31/12/2015 tarihinde aynı tür bir başka eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın ilk eyleminden sonra, aynı gün yakalanması nedeniyle fiili kesintinin gerçekleştiği, sanığın 9 gün sonra yenilenen suç kastıyla ikinci eylemini gerçekleştirdiği gözetildiğinde fiili nedenle kesilen temadiden sonra sanığın gerçekleştirdiği her bir eylemin yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında ortaya çıktığından bağımsız ve ayrı bir suçu oluşturması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, cezanın mahsup edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de, Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/04/2017 tarihli kararında, sanığın 22/12/2015 tarihli eylemi nedeniyle, Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/04/2016 tarihli ve 2016/168 esas, 2016/243 sayılı kararı ile mahkum olduğu 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasının mahsubuna karar verildiği ancak Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08/03/2021 tarihli ve 2018/12967 esas, 2021/3381 karar sayılı ilâmında da belirtildiği gibi tayin olunan cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilerek hükmolunan sonuç ceza tayin edilmeyerek infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2., 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
3. Somut uyuşmazlıkta; başka suçtan hükümlü olup son duruşmada hazır edilen hükümlünün yüzüne karşı verilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263.maddesine göre "sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı temyiz kanun yoluna başvurabileceği" hususunun gösterilmemesi karşısında; kanun yoluna başvuru hakkının kullanılması usulüne ilişkin olarak yanılgı oluşturulduğundan inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3702, K. 2025/1539, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama