KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/4695 E., 2025/4010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/956 Esas, 2023/627 Karar
- Suç
- Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2021/354 Esas, 2022/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32/1, 57/1-2. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve sanığın toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalkması veya önemli ölçüde azalmasına kadar yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2022/956 Esas, 2023/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Aleniyet unsurunun gerçekleşmediğine ve unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın 21.10.2019 tarihinde ... Park Beşiktaş stadyumunda bulunan insanlara "ayağınızı denk alın, kafamı attırıyorsunuz, burayı patlatacağım" şeklinde beyanda bulunduğu ve orada bulunan diğer şahısları da göstererek "siz de ayağınızı denk alın" şeklinde beyanlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Sanık müdafinin; sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine dair temyiz itirazında hukuki yarar bulunduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. ve 5271 sayılı Kanun'un 34/1, 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması gerektiği, Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi,
delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçeli kararın "Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe" isimli bölümünde yer alan "...İddia, sanık savunması, tanık beyanı, nüfus ve adli sicil kaydı ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde..." şeklindeki soyut ve genel ibarelere dayanılarak gerekçesiz olarak hüküm kurulması,
2. Kabul ve uygulamaya göre de; sadece cezanın bireyselleştirilmesi veya tekerrür hükümlerinin tayini sırasında ele alınabilecek olan sanığın adli sicil kaydının hukuka aykırı şekilde suçun sübutunun belirlenmesi ve temel cezanın tayini sırasında hükme esas alınması, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4695, K. 2025/4010, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama