KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/4886 E., 2025/1583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/517 D. İş
- Suç
- 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
- Karar
- İtirazın kabulü
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2016/254 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebini kabulüne ve infazın durdurulmasına,
dosyanın seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.08.2022 tarihli kararı sonrasında, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceğinden bahisle verilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2023 tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar akabinde,
sanık hakkındaki İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli kararının infazının devamına ilişkin İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.03.2023 tarihli ek kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair mercii İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/517 Değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.10.2023 tarihli ve 2023/12705 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/112795 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/112795 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki,
Anılan Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan, " 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ...” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın mahkûmiyetine konu 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri yargılama usulüne tabi olduğu, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesince kararın 08.05.2019 tarihinde verildiği ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarihli ve 2020/2079 Esas, 2020/1685 sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek 09.09.2020 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeksizin, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2016/254 Esas, 2019/200 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve hükmün kesinleştiği, Mahkemesinin bu karar ile dosyadan el çektiği anlaşılmıştır.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) inceleme konusu ile ilgili olan 98/1. maddesi şöyledir;
"a) Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden,
b) Çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa ya da cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülürse, infaz hâkimliğinden, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeler karşısında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Mahkemesi tarafından davadan el çektikten sonra verilen ve 5275 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen infaza ilişkin kararlardan da olmayan, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.08.2022 ve 15.03.2023 tarihli ek kararları ile bu karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2023 tarihli ve 2023/517 Değişik iş sayılı kararlarının hukukî değerden yoksun olup hukuki geçerliliğinin bulunmaması karşısında, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin belirtilen kararına ilişkin kanun yararına bozma talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4886, K. 2025/1583, 27 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama