İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/5032 K.2025/1745

Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2002 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/1. maddesi, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 81/1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 gün hapis ve 218.104.099…

Esas2023/5032Karar2025/1745Tarih5 Mart 2025Okuma5 dk · 1.024 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2023/5032 E., 2025/1745 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna

Karar tarihi
5 Mart 2025
Mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Sayısı
2023/310 Değişik İş
Suç
6136 sayılı Kanun'a aykırılık
Karar
İtirazın reddi
Başvuran
Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.024 kelime·5 dk okuma·7 bölüm

Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2002 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13/1. maddesi, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 81/1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 gün hapis ve 218.104.099 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 21.04.2004 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Hükümlünün 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) hükümleri gereğince uyarlama yargılaması yapılarak lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebinin Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2023 tarihli ek karar ile reddine karşı yapılan itirazın, Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli ve 2023/310 Değişik İş sayılı kararı ile reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/19267 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117170 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2023 tarihli ve KYB-2023/117170 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"1-5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı ilamına nazara alındığında, lehe kanunun saptanıp uygulanması,

herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki kanun ile doğmuşsa, uyarlama yargılaması yapıldığı sırada duruşma açılmak suretiyle lehe kanunun belirlenmesi suretiyle uyarlama kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verildiği cihetle,

2-Suç tarihinden sonra, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği, 765 sayılı Kanun'da tekerrür halinde anılan Kanun'un 81. maddesinde cezaya ilişkin artırım halinin bulunduğu,

bununla birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda tekerrür halinde cezadan artırım yapılması gerekmediği, bu nedenle sanığın lehine olan 5237 sayılı Kanun'un, sanık hakkında tatbiki gerekirken sanık aleyhine olacak şekilde 765 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği cihetle, itirazın bu nedenlerle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. (1) Numaralı İstem Yönünden

1.5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5252 sayılı Kanun) 9/1. maddesinde, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Kanun’un lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceği öngörülmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan kanunun belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya sonraki kanun ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı doğmuşsa yargılamanın duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir.

2.İnceleme konusu uyuşmazlık, tekerrür hükümlerinin hangi Kanun ile lehe olduğunun belirlenmesine ilişkindir. Tekerrür 765 sayılı Kanun’da bir maddi ceza hukuku kurumu iken, 01.06.2005 tarihinden sonra 5237 sayılı Kanun ile bir güvenlik tedbiri ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu ile infaz hukuku kurumu olduğu anlaşılmıştır. Lehe olan hükümlerin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da lehe olan Kanunun belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektirmediğinden evrak üzerinde inceleme yapılabilabileceğinin ve duruşma açılmasının zorunlu olmadığının anlaşılması karşısında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) nolu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

B. (2) Numaralı İstem Yönünden

1.5237 sayılı Kanun'un 7/3. maddesinde cezaların infazı yönünden “derhal uygulama” ilkesi kural olarak benimsenmekle birlikte, hapis cezalarının ertelenmesi, tekerrür ve koşullu salıverilme bu kuraldan hariç tutulmuş ve derhal uygulama ilkesinin istisnaları olarak sayılmıştır. Dolayısıyla, hapis cezalarının ertelenmesi, tekerrür ve koşullu salıverilme müesseselerinde lehe uygulama ilkesi geçerlidir.

Tekerrür müessesesi, mülga 765 sayılı Kanun'un 81. maddesinde "cezanın artırım nedeni" olarak öngörülmüş olup, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi ve 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu'nun 108. maddesinde ise hükümlünün koşullu salıverilme süresini uzatan bir infaz rejimi müessesesi olarak düzenlenmiştir. Mülga Kanun döneminde Ceza Hukukunun maddi yönü ile ilişkili olarak cezada artırım sebebi olarak kabul edilen tekerrür, yeni Kanun döneminde cezaların infazında koşullu salıverilme süresi üzerinde etkili olacak şekilde düzenlenmiştir.

2.Tekerrür bir infaz müessesesi olarak düzenlendiğinden ve koşullu salıverilme süresini 647 sayılı Kanun'a kıyasla hükümlü aleyhine uzattığından 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda 5237 sayılı Kanun'un 58/9. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından, koşullu salıverilme süresi mülga 647 sayılı Kanun'a göre 2/5 olarak belirlenecektir. Bu durumda ayrıca, sanık hakkında temel ceza belirlenirken lehe olan 5237 sayılı Kanun uygulandığında, “kül uygulama” ilkesi gereğince tekerrür yönünden mülga 765 sayılı Kanun'un 81. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır.

3.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle 5237 sayılı Kanun ile 765 sayılı Kanun'un karşılaştırması yapılıp lehe Kanun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği, 765 sayılı Kanun'da tekerrür halinde anılan Kanun'un 81. maddesinde cezaya ilişkin artırım halinin bulunduğu, bununla birlikte 5237 sayılı Kanun'da tekerrür halinde cezada artırım yapılması gerekmediği, sanık aleyhine olacak şekilde 765 sayılı Kanun'un 81. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği anlaşılmakla, Mahkemesince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. (1) Numaralı İstem Yönünden

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. (2) Numaralı İstem Yönünden

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Adana 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2023 tarihli ve 2023/310 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/5032, K. 2025/1745, 5 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. İstem
  4. II. Değerlendirme Ve Gerekçe
  5. A. (1) Numaralı İstem Yönünden
  6. B. (2) Numaralı İstem Yönünden
  7. III. Karar
  8. A. (1) Numaralı İstem Yönünden
  9. B. (2) Numaralı İstem Yönünden
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5032
Karar No
2025/1745
Tarih
5 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5040 K.2025/2196
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5056 K.2025/1926
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/5061 K.2025/3691
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5071 K.2025/1941
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/5075 K.2025/3372
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/5083 K.2025/2197

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.