Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/5037 E. , 2024/2840 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/714 Esas, 2021/372 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Ya
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/5037 E. , 2024/2840 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/714 Esas, 2021/372 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/3708 Esas, 2023/8815 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2023 tarihli ve KD-2023/97412 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Sanık, müşteki ve tanık dinlenip, delil değerlendirmesi yapılarak mahkemece, 'müştekinin orada kalmasını sağlamak ve dışarıya çıkmasını engellemek suretiyle müştekiye yönelik üzerine atılı cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği' tespit ve değerlendirmesi yapılıp, nitelikli kasten yaralama suçuyla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun da oluştuğu kanaatine varılarak mahkumiyet kararı verilmiştir. Bu şekilde, delil takdiri yapılarak verilen bu karara yönelen kanun yararına bozulması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, sanığın hürriyeti tahdit kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle kanun yararına bozma istemi kabul edilerek CMK nın 309/4-d maddesindeki yetki kapsamında sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırıdır,...kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerekir" şeklindedir. II. GEREKÇE 1.Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2020 tarihli iddianamesiyle; hükümlü ...'ın müşteki Ömer Faruk Çiftçi'ye yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci, 87 nci maddesinin üçüncü fıkralarında düzenlenen neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan; aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Yargılama neticesinde; Bingöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/714 Esas, 2021/372 Karar sayılı hükmüyle, hükümlünün neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan 8 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Her iki hüküm de; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2021/1225 Esas sayılı kararı ile süre nedenli esas yönünden inceleme yapılmaksızın reddedilerek 06.01.2022 tarihinde kesinleşmiştir. 3. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca 03.07.2023 tarihinde; hükümlünün eyleminin yalnızca kasten yaralama suçunu oluşturması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine dair fezleke yazısı düzenlenmiştir. Fezleke yazısı üzerine; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.07.2023 tarihli yazısı ve müteakiben düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2023 tarihli, 2023/97412 sayılı kanun yararına bozma istemi; hükümlünün unsurları oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. İtiraza konu edilen Dairemizin 2023/3708 Esas, 2023/8815 Karar sayılı, 21.11.2023 tarihli ilamıyla; Adalet Bakanlığının yazısı üzerine düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Bu cihetle; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca "cezanın kaldırılmasını gerektiren hal" kapsamında kanun yararına bozulmasına, hükümlünün unsurları yönünden oluşmayan suçtan talep gibi 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2023 tarih, K.D-2023/97412 sayılı itirazı özetle; olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluyla delil takdiri yapılarak hükümlünün beraatine karar verilemeyeceğine ve kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 5. Dairemizin 14.06.2021 tarih ve 2019/3138 Esas, 2021/15867 Karar sayılı kararı başta olmak üzere, süregelen uygulamaları; "kasten yaralama eyleminin işlenmesi sırasında ve eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, mağdurun hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan kasten yaralama suçunun işlenemeyeceği" şeklindedir. Somut uyuşmazlıkta; tüm dava dosyası kapsamının incelenmesinde; hükümlünün sadece kasten yaralama eyleminin icrası süresiyle sınırlı olmak üzere müştekinin hareket edebilme özgürlüğünü sınırladığı, bu süre dışında özgürlüğünü sınırladığına dair delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Dairemizin itiraza konu edilen ilamı ile süregelen uygulamaları aynı yöndedir. 6. a-)Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.11.1988 gün ve 427-466 sayılı kararına göre; “…sübut bulmayan veya yasal unsurları itibarıyla suç oluşturmadığı görülen bir eylemde, uygulamaya veya sair yasaya aykırılıklara ilişkin hususların yazılı emir (kanun yararına bozma) üzerine incelenmesini mümkün görüp, yargılamanın temelini ve esas amacını oluşturan sübut ile suçun oluşup oluşmadığına ilişkin incelemeyi mümkün görmemek hukuken ve mantıken izahı mümkün olmayan bir husustur…” . Aynı şekilde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/111 Esas, 2024/117 karar sayılı, 13.03.2024 tarihli ilamı da, unsurları oluşmayan suçtan hükümlünün beraatine kanun yarırına bozma yoluyla karar verilebileceğine ilişkindir. b-) Yargıtay (2). Ceza Dairesinin 2022/6999 Esas, 2022/17916 Karar sayılı; Yargıtay (7). Ceza Dairesinin 2023/31 Esas, 2023/985 Karar sayılı; Yargıtay (11). Ceza Dairesinin 2023/1081 Esas, 2023/2741 Karar sayılı ilamları başta olmak üzere Yargıtay'ın farklı dairelerince de kanun yararına bozma yoluyla yapılan incelemede hükümlülerin unsurları oluşmayan suçlardan beraatlerine karar verilmiştir. 7. "Kanun yolunun temel amacının hâkimin hükme varırken hukuka uygun davranmasını denetlemek olduğu nazara alınmalıdır. Bu anlamda, kanun yolu davasının konusunu, olay mahkemesi hâkiminin hükmü ile bu hükme varış sürecindeki faaliyetleri oluşturmakla; temyiz mahkemesi hâkimlerinin dava dosyası dolayısıyla kendiliğinden görebileceği, fiilî saptamalardakiler de dahil tüm hukuka aykırılıklar “kanunun yanlış uygulanması” kabul edilerek Yargıtay tarafından denetlenebilecektir. Olay hâkiminin maddî meseleyi çözme faaliyetinde izlediği kanaate ulaşma sürecinin akla, bilime, tecrübe kurallarına ve hukuka uygunluğu da karar ve/veya hükmün gerekçesi vasıtasıyla kanun yararına bozma yoluyla denetlenebilmelidir." ( Baştürk, İhsan, Ceza Muhakemesi Hukukunda Kanun Yararına Bozma, 1. Baskı, İstanbul, Ekim 2022, s; 215 vd.) Bu cihetle; hakim hükme ulaşma sürecini gerekçeleriyle birlikte denetime açık şekilde ortaya koymalıdır. Delilleri vicdani kanaatine göre serbestçe takdir eden hakimin hükme ulaşma süreci akla, mantığa, bilime ve tecrübe kurallarına uygun olmak zorundadır. Bu süreçte ortaya çıkabilecek hukuka aykırılıklar hem ceza muhakemesinin maddi gerçeğe ulaşma amacına hem de hukuk devleti ilkesine aykırı olacaktır. Bu itibarla; hükme varma sürecinde ortaya çıkacak hukuki aykırılıklar açık ve önemli nitelikte olduğu için kanun yararına bozma yoluyla denetlenebilecektir. 8. Gerekçenin (5) nolu bendinde yer alan Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; hükümlünün eylemi yalnızca kasten yaralama suçunu oluşturmaktadır. Kasten yaralama suçuyla sınırlı sürede müştekinin hareket özgürlüğünü sınırlayan fiil, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu unsurları yönünden oluşturmamaktadır. Hükümlünün kastettiği eylemi olan kasten yaralama suçundan 8 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmiş iken; unsurları oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrıca 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmedilmesinin hakimin hükme varış sürecinde ortaya çıkan "açık ve önemli hukuka aykırılık" teşkil ettiği ve hukukun zedelenmesi sonucunu doğuracağı konusunda tereddüt bulunmamaktadır. 9. Gerekçenin (6) no lu bendinde detaylandırılan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ve farklı dairelerin yerleşmiş içtihatlarına göre; kanun yararına bozma yoluyla Dairemizce yapılan denetim muhakemesinde hükümlünün unsurları yönünden oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ayrıca izah edilen açık ve önemli hukuka aykırılığın "kanun yararına bozma" yolu dışında giderilebileceği başkaca bir kanun yolu denetimi imkanı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; unsurları yönünden oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün talep gibi kanun yararına bozularak hükümlünün beraatine karar verilmesine dair ilamımızın Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına, usule ve yasaya uygun olması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/3708 Esas, 2023/8815 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27 .03.2024 tarihinde karar verildi.