Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12845 E. , 2024/7688 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2727 E., 2023/3404 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12845 E. , 2024/7688 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2727 E., 2023/3404 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 03.11.2019 tarihli eylemi nedeni ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2020 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli, 2020/65 Esas, 2020/297 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarının 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. B. Sanığın 11.07.2020 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2023 tarih, 2023/141 Esas, 2023/271 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir. C. Kararın Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.11.2023 tarihli, 2023/2727 Esas, 2023/3404 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükererliğe karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; bağımlı olduğuna, maddi imkansızlıkları nedeni ile bağımlılıktan kurtulamadığına, cezanın ertelenmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın içinde bulunduğu aracı kolluk güçlerince durdurulması sonrası kaçtığı istikamette bulunan poşette uyuşturucu madde ele geçirildiği, yapılan kriminal incelemede ele geçirilen maddelerin uyuşturucu maddelerden THC içerdiğinin tespiti ile sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 03.11.2019 günü uygulama yapan polis memurlarını gören ticari taksinin durduğu, taksinin yolcu kısmında bulunan bir kişinin elinde siyah poşet ile birlikte araçtan inerek kaçtığı, polisler tarafından bu kişinin yakalanması için çalışma yapıldığı ancak yakalanmasının mümkün olmadığı, kişinin kaçtığı tarafta yapılan araştırmada kolluk kuvvetleri tarafından boş konteynerın yanında siyah bir poşet bulunduğu, görevliler tarafından poşet kontrol edildiğinde içerisinde başka bir beyaz poşet içinde uyuşturucu madde olduğunun tespit edildiği, yapılan çalışmalar neticesinde araçtan inerek kaçan eşgale uygun bir kişinin olay yerine geldiği ve kolluk tarafından yakalandığı, yakalanan bu kişinin sanık ... olduğunun tespit edildiği, 35 *** 32 plakalı ticari taksi sürücüsü tanık D.A.'in de soruşturma aşamasında alınan beyanında araçtan inip kaçan kişinin ... olduğunu, aracına bindiği sırada elinde koton ibareli siyah poşet olduğunu, polisleri gördüğünde araçtan inip kaçtığını beyan ettiği, ele geçirilen maddelerle ilgili aldırılan kriminal uzmanlık raporunda maddenin esrar elde edilmesine elverişli hint keneviri bitkisi olduğunun belirtildiği, uyuşturucunun ele geçirildiği Koton ibareli poşet üzerinde yapılan incelemede poşet üzerinde sanığın parmak izinin tespit edildiği, Sanığın alınan savunmalarında uyuşturucu madde ticareti yapmadığını, uyuşturucu madde kullandığını, olay günü ele geçirilen maddeyi içmek maksadıyla satın aldığını, içmek için aldığı esrarı olay günü taksiyle TOKİ konutlarının bulunduğu açık araziye götürüp saklayacağını, taksiden indiği sırada polisleri gördüğünü, esrar maddesi miktar olarak fazla olduğundan yakalanmamak için korkup polislerden kaçtığını, içinde esrar olan poşeti açık araziye doğru attığını beyan ettiği, her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair savunmasının içeriği, uyuşturucu maddelerin bütün halinde poşet içerisinde ele geçirilmiş olması, ele geçirilen madde dışında herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçmemiş olması, sanığın ele geçen esrarı başkasına satmak üzere bulundurduğuna dair edinilen bilgi veya ihbar bulunmadığı gibi olay tarihinde bir başkasına uyuşturucu madde verdiğine/sattığına dair herhangi bir bir tanık anlatımı, fiziki takip yahut başkaca delil olmaması, ele geçen esrarın miktarı dikkate alındığında kişisel kullanım sınırları içerisinde kalan miktarda olmasına nazaran sanığın ele geçen maddeyi ticari amaçla ve başkalarına verme kastıyla bulundurduğu ve bu suretle uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama suçuna uygun düşen ... sergilediğini doğrulayan somut ve yeterli delil mevcut olmayıp, savunmasıyla uyumlu şekilde kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu-uyarıcı maddelere rastlanmış olması sebebiyle fiilinin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak ya da kullanmak" suçuna uygun düştüğü ve bu haliyle sübuta erdiği sonucuna varıldığı, bu sonuç çerçevesinde sanığın mahkumiyetine karar vermek gerekmiş ise değişen suç vasfı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 11.07.2022 tarihinde ve denetim süresi içerisinde sanığın şüphe üzerine kolluk görevlilerince durdurulduktan sonra pantolon cebinden çıkartarak teslimini sağladığı ve kullanmak amacıyla satın alıp bulundurduğunu ikrar ettiği kriminal uzmanlık raporuna göre esrar uyuşturucu maddesi ihtiva eden kenevir bitki parçalarının ele geçmesi sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/1127 sayılı iddianamesiyle asıl dosyamıza konu kamu davasının açıldığı, bu haliyle ihtara rağmen denetim süresi içerisinde bağımsız suç niteliği taşımayıp tesis olunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını ihlal niteliği taşıyan aynı suçu tekrar işlediği belirlenmiş, hüküm açıklanarak mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Suça konu uyuşturucu maddenin toplu halde bulunması, kişisel kullanım sınırları içerisinde kalması, uyuşturucu madde ile birlikte hassas terazi, kilitli poşet, alüminyum folyo gibi uyuşturucu madde paketlenmesinde ve satışında kullanılan herhangi bir metaryalin ele geçirilmemiş olması, sanık hakkında teknik ve fiziki takip bulunmaması, herhangi bir ihbar veya şikayet bulunmayıp tesadüfen yakalanmış olması dikkate alındığında sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi ticari amaçla başkalarına verme kastı ile bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği, bu nedenle sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu teşkil ettiği, yerel mahkemenin suçun vasfına yönelik değerlendirmesinin yerinde olduğu, ancak suçun işleniş biçimi ve dava konusu olayda ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarına göre 3237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki orantılılık ilkesi ile 61 inci maddesindeki ölçütler gereğince ... cezanın belirlenmesinde alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir ceza tayin edilmesi gerekirken, cezanın alt sınırdan belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayininin yerinde olmadığı Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine istinaf talebi yerinde olduğu anlaşılmakla, yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına, sanığın değişen suç vasfına göre sanığın yüklenen suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "03.11.2019" yerine "11.07.2022" olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Olayın oluş şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki savunmaları, olay tutanağı, ekspertiz raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet kararı gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.11.2023 tarihli, 2023/2727 Esas, 2023/3404 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.