İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/12891 Karar: 2024/7691 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12891 K.2024/7691

8. Ceza Dairesi 2024/12891 E. , 2024/7691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1665 E., 2023/2014 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/12891 E. , 2024/7691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1665 E., 2023/2014 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/12891 E. , 2024/7691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1665 E., 2023/2014 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Suça sürüklenen çocuğun 15.11.2019 tarihli eylemi sebebi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında 11.01.2021 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2021 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Akhisar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarih, 2021/1024 Esas, 2022/292 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun beratına karar verilmiştir. B. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 31.05.2023 tarihli, 2022/1665 Esas, 2023/2014 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası,31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun üzerindeki hırkanın suça sürüklenen çocuğun arkadaşına ait olduğuna, savunmasının aksini kanıtlar delillerin mevcut bulunmadığı, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, yasal, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuğun üzerinde uyuşturucu madde ele geçmesi ile suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde kan örneklerinin alınarak kanında uyuşturucu madde bulunup bulunmadığı hususunda detaylı araştırma yapılmadığı, ceketin arkadaşına ait olduğunu beyan etmesi karşısında arkadaşı olan S. O. nun ceketin kendisine ait olduğunu kabul etmesi, her ne kadar S. O. ceketi 3-4 ay önce vermiş olduğunu beyan etmiş ise de S. O.nun da kendisini koruma amaçlı olarak bu şekilde beyanda bulunabileceğinin muhtemel olması ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereğince atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, yasal, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 19 uncu maddesi ile yapılan değişiklik öncesinde, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararı ile ilgili uyarı yapılacağına dair yasal düzenlemesinden, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının itiraza tabi olduğu ve itiraz süresinin 15 gün olduğuna dair bir çıkarımın yapılamayacağı, 24.10.2019 tarihinden önce verilen Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararlarına ilişkin "erteleme süresi içerisinde yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda kararın tebliği suretiyle uyarılmasının yeterli olduğu" bilgilendirme yükümlülüğünün Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararını itiraza tabi kılmayacağı ve Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararında, itiraz merci ve süresine dair bir bildirim yapılmasının gerekmediği, itiraz süresi gösterilmesi ve bunun 7 gün olarak belirtilmesininde, aynı gerekçelerle sonuca etkili olmadığı ve davaya konu Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararının tebliğ edilmesinin ve denetimli serbestlik müdürlüğünce yasal uyarıların yapılmış olmasına, suça sürüklenen çocuğun hiçbir aşamada itirazda bulunmadan tedavi ve denetimli serbestlik sürecine dahil olmasına göre, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararının yasal nitelikte bulunduğu ve denetim süresinde yeniden uyuşturucu madde kullanılması nedeniyle Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararının kaldırılarak dava açılarak yargılama yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı kabul edilmiş, suça sürüklenen çocuk ile tanık olarak dinlenilen S. O. nun arkadaş oldukları ve giysilerini ( tanık S. O.'nun beyanına göre olay tarihinden ) 4 ay önce değiştirdikleri ve başka suçtan tutuklanan suça sürüklenen çocuğun 15.11.2019 tarihinde cezaevine alındığı sırada yapılan aramada, kapüşonlu hırkasının cebinde alınan KPL raporuna göre 0,02 gr THC etken maddesi içeren uyuşturucunun ele geçirildiğinin sübuta erdiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun tanık S. O. dan aldığı ve kullandığı hırkanın cebindeki uyuşturucunun S. O.ya ait olduğu savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi uyuşturucunun bulunduğu yere göre uyuşturucudan haberdar olmadığına dair savunmasının dosya kapsamına uygun bulunmadığı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan itibar edilmeyerek suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuk hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin 11.01.2021 tarihli kararın itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararda itiraz süresinin, 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiği, Anayasanın ... Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı kanunun 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, sanığın kamu davasının açılasının ertelenmesi kararının infazı sırasında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması erteleme kararının ihlali kabul edilemeyeceği, dolayısıyla kovuşturma şartı oluşmadığı anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 31.05.2023 tarihli, 2022/1665 Esas, 2023/2014 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla