Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12988 E. , 2024/8221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1542 E., 2020/629 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin düşme hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üze
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12988 E. , 2024/8221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1542 E., 2020/629 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin düşme hükmü kaldırılarak mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 06.11.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 58 inci maddes, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2018 tarihli ve 2017/411 Esas, 2018/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. C. Kararın Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarih, 2018/1542 Esas, 2020/629 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca mahsup edildikten sonra sonuç ceza 1 yıl 3 ay hapis cezasına, tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemlerinin zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza verilmesi kapsamında olmayacağından, beraati yerine mahkumiyet kararı verilen kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 19.08.2017 günü saat 00.20 sıralarında polis memurları olan tanıkların devriye görevi yaparken polislerden birinin market önünde 30 cm yükseliğinde banket üzerinde oturan sanığı oturduğu yerde ve önünde bulunan poşetten bir şeyler alarak ganyan kağıdına koyarak sardığını gördüğü, sanığın tanığı farkedince elindeki maddeleri arkasına doğru saklamaya çalıştığı tanık tarafından bu maddelerin alındığı, ele geçirilen maddelerin sentetik kannobinoid ve THC içerdiği, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın uyuşturucu ticareti yaptığına ilişkin bir ihbar ve istihbari bilgi olmaması, sanığın uyuşturucu sattığına delalet edecek terazi, çok sayıda uyuşturucu ambalajlamada kullanılan materyellerin bulunmayışı, sanığın uyuşturucu satarken görüldüğüne ilişkin bir tespit veya görgüye dayalı bir beyan olmaması, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel tüketim miktarı kapsamında kalması, sanık hakkında daha önce kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmaktan adli işlem yapılmış olması ve sanığın savunması dikkate alındığında; sanığın suça konu uyuşturucu maddeleri satmak veya başkalarına devir amacıyla bulundurduğuna dolayısıyla atılı uyuşturucu ticareti suçunu işlediğine dair mahkumiyeti yönünde vicdanı kanı olşacak yoğunlukta her türlü kuşkudan uzak kesin yeterli ve inandırıcı kanıt bulunmadığı; şüpheden sanık yararlanır evrensel ilkesi göz önüne alındığında; sanığın yüklenen uyuşturucu ticareti suçunun işlediği sabit olmadığı, sanığın sabit olan eyleminin kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu kapsamında kaldığı sanık hakkında kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurmak suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.05.2017 tarih 2017/52411 Soruşturma sayılı ve 2017/2410 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının erteleme kararının verildiği erteleme kararının 25.12.2017 tarihinde kaldırıldığı dosyamızdaki bu suçun ise erteleme kararı verildikten sonra erteleme kararı kaldırılmadan 19.08.2017 tarihinde işlendiği dolayısıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin erteleme süresi içerisinde bu suçun işlendiği ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmayıp ihlal nedeni sayılacağı bu itibarla, sanığın sabit kabul edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eyleminden dolayı sanık hakkında düşme kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "Sanık ...'in 13/04/2017 ve 19/04/2017 tarihlerinde uyuşturucu madde ile yakalandığı, sanık hakkında ayrı ayrı Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararları verildiği, ancak her iki Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararına konu denetim süreçlerinin paralel işlediği, sanığın tedavi programına uyumsuz olması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, uyarı kararının sanığa tebliğinden sonra yeniden hastaneye sevk işleminin yapıldığı, ancak sanığın hastaneye başvurmaması nedeniyle hakkındaki denetim dosyasının 10.11.2017 tarihinde kapatıldığı ve sanık hakkında kamu davası açıldığı, sanık hakkında 27.10.2017 ve 14.12.2017 tarihli eylemleri nedeniyle açılan kamu davalarının da bu dosya ile birleştirilmesi sonucunda yapılan yargılama sonucunda sanığın eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun 191/5 inci maddesi gerekçe gösterilerek tek suç sayılarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, bu oluş ve kabüle göre, hakkındaki denetimli serbestlik dosyası Türk Ceza Kanunu'nun 191/4-a maddesi kapsamında ihlal nedeniyle kapatılmadan önce 27.10.2017 tarihinde sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının anlaşıldığı, sanığın denetim dsyasının kapatılmasından önceki 27.10.2017 tarihli eyleminin ihlal niteliğinde olduğu, ancak denetim dosyasının kapatılmasından sonra gerçekleştirdiği 14.12.2017 tarihli eylemi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 inci maddesi gereğince teselsül hükümlerinin uygulanması gerektiği halde Türk Ceza Kanunu'nun 43/1 inci maddesi uyarınca sanığa verilen cezadan arttırım yapılmamasının eleştiri konusu yapılarak, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17 Ceza Dairesinin 17.10.2019 tarih, 2018/2808 Esas, 2019/1857 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Suç ve iddianame tarihleri dikkate alındığında, sanığın istinaf incelemesine konu Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 inci maddesi kapsamında değişen suç vasfına göre Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak suçunun teşkil ettiği anlaşılan 19.08.2017 tarihli eyleminin İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/6 Esas, 2018/832 Karar sayılı dosyasına konu Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde değil, zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşıldığı, bu nedenle Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin uygulanması, teselsül kapsamında kalan ve kesinleşen İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/6 Esas, 2018/832 Karar sayılı ilam ile verilen hapis cezasının mahsubunun gerektiği, dolayısıyla yerel mahkeme tarafından verilen düşme kararının yerinde olmadığı, sanık hakkında verilen düşme kararına yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek hükmün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla, yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına, sanığın değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 43/1 ve 62/1 inci maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kesinleşen İzmir 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/6 Esas ve 2018/832 Karar sayılı ilamı ile verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığın neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aşağıdaki şekilde yeniden karar vermek gerekmiştir. " IV. GEREKÇE Olay tutanağı içeriği, sanığın savunmaları, uyuşturucu madden ele geçiriliş şekli, kriminal rapor, tanık beyanları, zincirleme suç hükümleri uygulanması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş, suç vasfı ve yaptırımların yerinde olduğu anlaşılmış, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Ceza Dairesinin 19.02.2020 tarih, 2018/1542 Esas, 2020/629 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.