İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13007 Karar: 2024/8521 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13007 K.2024/8521

8. Ceza Dairesi 2024/13007 E. , 2024/8521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1729 E., 2022/397 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incele

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13007 E. , 2024/8521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1729 E., 2022/397 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incele

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13007 E. , 2024/8521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1729 E., 2022/397 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2020 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarih, 2021/5 Esas, 2021/514 sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan suçundan 5237 sayılı 191 inci maddesi, 43 üncü maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca kurulan "1 yıl 7 ay 15 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/1729 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak sanık hakkında; 29.01.2019 tarihli eylemle ilgili kararın bozulmasına, 15.11.2020 tarihli ... nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 16.01.2019 tarihli ... nedeniyle düzeltilerek esastan ret kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; aleyhine olan hükümlere itiraz ettiğine, durma kararı yerine hüküm kurulmuş olması nedeniyle bu kararın bu sebeple bozulmasına, kendi suçunun ortaya çıkmasını sağladığı için ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de bu hükmün aleyhine olduğuna, dosyanın detaylı temyiz incelemesinden geçirilerek mahkumiyet kararının iptalini talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olaylar, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 16.01.2019 tarihinde, yaya olarak seyir halinde iken, aynı yerde görevli kolluk görevlilerince şüphe üzerine kontrol amacıyla durdurulduğu, durdurulmasının akabinde sorulması üzerine üzerinde bulunan, şeffaf poşet parçasına sarılı uyuşturucuyu rızası dahilinde teslim ettiği, savunmasında, 14 yıldır uyuşturucu kullandığını, suça konu uyuşturucuyu 20,00 TL karşılığında kullanmak amacıyla satın aldığını ifade ederek atılı suçu ifade ettiği, sanık hakkında bu eylemi nedeniyle Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesine Dair Karar verilmeden önce 29.01.2019 tarihinde, yaya olarak seyir halinde iken, aynı yerde görevli kolluk görevlilerince, davranışlarından hasıl olan şüphe üzerine kontrol amacıyla durdurulduğu, durdurulmasının akabinde üzerinde bulunan poşet parçasına sarılı uyuşturucuyu rızası dahilinde teslim ettiği, savunmasında uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla aldığını belirttiği, sanık hakkında Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesine Karar verildiği, sanığın kararın kesinleşmesinden sonra, 06.11.2020 tarihinde, sevk ve idaresindeki araçla, yanında yolcu olarak haklarında atılı suç nedeniyle ayrıca soruşturma yapılan ... ve ... isimli şahıslarla birlikte,Yeşildere Mh. Gazi Bulvarı civarında seyir halinde iken, aynı yerde görevli kolluk görevlilerince kontrol amacıyla durduruldukları, sanığın kimlik kontrolü yapılacağı esnada, cebinden çıkarmış olduğu, folyoya sarılı uyuşturucuyu yutmaya çalıştığı, durumu farkeden kolluk görevlilerince uyuşturucunun ele geçirildiği, araç içinde ayrıca, el freni ile koltuk arasında, peçeteye sarılı, 2 paket halinde uyuşturucu karışımından elde edilen uyuşturucunun ve oto teyp kısmında 1x1 cm ebatlarında, sentetik kannbinoidler grubuna dahil uyuşturucu emdirilmiş kağıt parçasının ele geçirildiği, sanığın kokain niteliğindeki uyuşturucuyu yutmaya çalıştığı sırada ele geçirilmesine rağmen, hazırlık ifadesinde uyuşturucu olduğunu bilmediğini, araçtan indiği sırada panikle bir kağıt parçasına yanına aldığını, kontrol esnasında meramını anlatamayacağını düşünerek yutmaya çalıştığını, araç içinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin diğer şahıslar gibi kendisine ait olmadığını ifade ederek atılı suçu kabul etmediği, kesinleşmiş olan Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararı verilmesinden sonraki 06.11.2020 tarihli fiili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesi uyarınca ihlal olarak kabul edilmekle birlikte ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceğinden 16.01.2019 ve 29.01.2019 tarihli suçlara hasren olmak üzere, Uzmanlık Raporuna göre eroin olduğu tespit edilen uyuşturucuyu kullanmak amacıyla satın almak ve bulundurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği gerekçesi ile mahkememize kamu davası açıldığı, sanığın 15.11.2020 tarihinde sevk ve idaresindeki araçla seyir halinde iken, aynı yerde görevli kolluk görevlilerince durdurulduğu, yapılan uyuşturucu testi sonucunda Amfetamin, Metamfetamin ve MDMA taramasının pozitif sonuç verdiği, yakalanmadan kısa bir süre önce satın almış olduğu uyuşturucuyu kullandığını ifade ederek atılı suçu ikrar ettiği, erteleme kararından önce iki kez kullanmak için uyuşturucu madde ile yakalanması, sonrasında da yine iki kez uyuşturucu madde ile yakalandığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suç sabit kabul edildiğinden eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması yoluna gidilmiş, Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kurumu kararı öncesi iki kez uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılmış, iddianame düzenlendikten sonra 15.11.2020 tarihinde tekrar uyuşturucu madde bulundurması teselsül kabul edilerek cezasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca arttırım uygulamış, gerçekleşen olaylarda sanığın herhangi bir arama kararı yokken ve kaba üst araması yapılmadan üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi kendi rızasıyla görevlilere teslim etmesi sebebiyle kendi suçunun ortaya çıkmasına katkı sağlamak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3 maddesi uyarınca cezasında indirim uygulanarak mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1.29.01.2019 tarihli ... yönünden yapılan incelemede; Sanık hakkında 16.01.2019 tarihli inceleme konusu olan eylemi nedeniyle 05.02.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın 18.02.2019 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ve kararın 06.03.2019 tarihi itibariyle kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu hali ile sanığın incelemeye konu 29.01.2019 tarihli eylemi nedeniyle doğrudan kamu davası açılması koşulları oluşmadığından, sanığın incelemeye konu 29.01.2019 tarihli eylemi nedeniyle durma kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olduğundan, kesin olarak kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. 16.01.2019 tarihli ... yönünden yapılan incelemede; sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi yönünden Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumunun gözetilmemesi, sanığın 06.11.2020 tarihli eyleminin, 16.01.2019 tarihli eylemine ilişkin verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu, 29.01.2019 tarihli ... yönünden ise kamu davasının açılması şartlarının oluşmadığı,15.11.2020 tarihli ... yönünden ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiği, ayrıca aradan geçen süre nazara alındığında eylemin yenilenmiş suç iradesi nedeniyle zincirleme suç kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmeksizin tüm eylemlerin zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek sanığın cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca arttırım yapılmasının kanuna ve hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından; Hükmün birinci bendinin ikinci paragrafında belirtilen ''Sanığa verilen cezanın, sanığın eylemleri arasında teselsül bulunduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43(1) maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında arttırılarak 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,'' şeklindeki paragrafın hükümden çıkartılmasına, yine aynı bendin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 192/3. maddesinin uygulandığı paragraftaki ''1 yıl 11 ay 12 gün hapis cezası'' şeklindeki cezasının '' 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası'' olarak değiştirilmesine ve buna bağlı olarak 62. maddesinin uygulandığı paragrafındaki "1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası" şeklindeki sonuç hapis cezanın "1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası" olarak değiştirilmesine, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması ve "Sanığa verilen hapis cezasının yasal sonucu olarak sanık hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından ve 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarının uygulanmasına, paragrafın eklenmesine ve hükmün kalan kısımlarının aynen bırakılmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ''1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası'' olarak değiştirilmesine ve buna bağlı olarak 62.maddesinin uygulandığı paragrafındaki "1 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası" şeklindeki sonuç hapis cezanın "1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezası" olarak değiştirilmesine, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması ve "sanığa verilen hapis cezasının yasal sonucu olarak sanık hakkında anayasa mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından ve 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı resmi gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında, tck'nın 53. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarının uygulanmasına, paragrafın eklenmesine ve hükmün kalan kısımlarının aynen bırakılmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, kesin olarak karar verilmiştir. 3. 15.11.2020 tarihli ... yönünden yapılan incelemede; Olay tarihinde Gürsu Mahallesinde bir aracın bekleme yapmak suretiyle tehlike arz ettiği anonsu üzerine olay yerine gidildiğinde sanığın içinde oturur vaziyette olduğu aracın görüldüğü, kolluk görevlilerince sanık ile konuşulduğunda sanığın madde kullandığını, araçla bulunduğu yere kendisinin geldiğini, nereden ve nasıl geldiğini bilmediğini beyan etmesi üzerine uyuşturucu madde kullanmak suçundan başlatılan soruşturmada sanıktan alınan idrar örneğinde uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesiyle sanığın suçunun ortaya çıktığı anlaşıldığından, herhangi bir yetkili mercii ya da emniyet görevlilerinin bilgi sahibi olmadığı aşamada sanığın uyuşturucu madde kullandığını kolluk görevlilerine söylemek suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 192/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 29.01.2019 tarihli ... yönünden yapılan incelemede; 29.01.2019 tarihli eyleme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verildiği ve ilk derece mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla, bu ... temyiz incelemesinin kapsamı dışında tutulmuştur. 2. 16.01.2019 tarihli ... yönünden yapılan incelemede; 16.01.2019 tarihli ... yönünden Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak hükmedilen 1 yıl 3 ay 18 gün hapis cezasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. 3. 15.11.2020 tarihli ... yönünden yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR 1.Sanığın 16.01.2019 tarihli eylemi hakkında: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/1729 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararın gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminde sanığın hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Sanığın 15.11.2020 tarihli eylemi hakkında: Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2021/1729 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla