Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12998 E. , 2024/8511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2734 E., 2018/2615 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahk
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12998 E. , 2024/8511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2734 E., 2018/2615 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, 01.10.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca 23.10.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Sanığın erteleme süresi içerisinde 06.11.2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanması üzerine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.04.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2017 tarihli ve 2017/446 Esas, 2017/994 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 ayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.12.2018 tarih, 2017/2734 Esas, 2018/2615 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; delillerin hukuka aykırı arama ile elde edildiği, atılı suçtan mahkumiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın atılı suçu işlemediğinden kararın sanık lehine bozulmasın talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Polis memurlarınca düzenlenen 01.10.2015 tarihli tutanağa göre, sanığın durumundan şüphelenilerek durdurulduğu, sanığın yapılan kaba üst aramasında sağ cebinde bir kabarıklık farkedildiği, sanığın cebinde bulunan sigara paketini teslim ettiği, sigara kutusunun içinden kağıt parçalarına sarılı suça konu uyuşturucu maddenin çıktığı, yapılan işlemin mahiyeti itibariyle arama niteliğinde olduğu, soruşturma dosyası içerisinde adli veya önleme araması emri veya kararı bulunmadığı, tutanakta da arama işleminin karara dayalı olarak yapıldığına dair bir ibarenin yer almadığı, bu durumda sanığın usulüne uygun verilmiş bir arama kararı bulunmadığından eşyasının aranmasının hukuka aykırı olduğu, benzer konularda verilmiş olan Yargıtay 20.C.D.'nin 16.09.2015 tarih, 2015/12037 Esas, 2015/3663 Kararı, Yargıtay 20.C.D.'nin 22/06/2015 tarih, 2015/8162 Esas, 2015/2295 Karar sayılı kararı, Yargıtay 9.C.D.'nin 25.06.2015 tarih, 2015/3925 Esas, 2015/6075 Kararlarında yer verildiği üzere hukuka aykırı olarak yapılan arama sonucunda elde edilen maddi delillerin hükme esas alınmasının mümkün olmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile yapılan incelemede; 01.10.2015 olan suç tarihinde önleyici ekiplerin yapmış oldukları çalışmalar sırasında durumundan şüphelenilen ve durdurulan sanığın kaba üst aramasında sigara paketi içerisine gizlenmiş kağıt parçalarına sarılı kriminal raporundan anlaşıldığı üzere sentetik kannobinioidler sınıfından uyuşturucu maddeyi sorulması üzerine sanığın kendiliğinden çıkartarak teslim ettiği ve maddelerin bu şekilde muhafaza altına alındığı, soruşturmanın devamında sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve l yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği ve sanığın yükümlülüklerini ihlalde ısrar ettiği belirtilerek infaz işlemleri değerlendirme komisyonunun 07.09.2016 tarihli kararı ile dosya kapatılarak müteakip işlemler için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ayrıca dava açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinden sonra Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/45546 (birleşen dosya) soruşturma sayılı dosyasında sanığın 06.11.2016 tarihinde aynı suçu işlediği, sanığın yükümlülüklerini ısrarla ihlal etmesi sebebiyle hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararın kaldırılmasına karar verildiği ve bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediği ve suç tarihlerinde cezai ehliyetinin tam olduğu anlaşıldığından, şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst araması sırasında sorulduğunda kendi rızası ile kolluk görevlilerine verdiği sigara paketinin içinde ele geçen suça konu uyuşturucu maddenin, maddi delilin hukuka uygun ele geçirildiği bu nedenle usul ve yasaya uygun bulunmayan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, aramanın hukuka uygun olduğu, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "01.10.2015" tarihi yerine, ihal sayılan eylemin suç tarihi olan "06.11.2016" olarak yazılmasının kanuna aykırı olduğu tespit edilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.11.2018 tarih, 2017/2734 Esas, 2018/2615 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün, Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "06.11.2016" ibaresinin çıkartılması ve yerine "01.10.2015" ibaresinin eklenilmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.