İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13077 Karar: 2024/6340 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13077 K.2024/6340

8. Ceza Dairesi 2024/13077 E. , 2024/6340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/404 E., 2020/696 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararl

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13077 E. , 2024/6340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/404 E., 2020/696 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararl

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13077 E. , 2024/6340 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/404 E., 2020/696 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan kamu davasında İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2019 tarih, 2018/505 Esas, 2019/278 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı nedeni ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Kararın sanık vekili tarafından istinaf edilmesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli, 2020/404 Esas, 2020/696 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu gerçekleştirmediğinden beraat kararı verilmesi gerekirken düşme kararı verilse de; ele geçirilen uyuşturucu maddenin sanığa ait olup olmadığı ispat edilmediğine, sanığın üst aramasında ele geçirilmediğine, arama kararı bulunmadan aramanın bekçiler tarafından yapıldığından kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; Emniyet Müdürlüğü kolluk görevlilerinin olay tarihinde saat 03:42 sıralarında görevlerini ifa ettikleri sırada, cadde üzerinde park halinde bulunan araç içerisinde sanığı gördükleri, sanığın kolluk görevlilerini gördüğü esnada aracın kapısını kapatarak kilitlediği, bunun üzerine sanığın araçtan indirilip kaba üst aramasının yapıldığı ve herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, araç içerisinde aracın ön konsolunda, sol paspas altında ve arka koltukta fişeğe sarılı vaziyette olmak üzere toplam 8 parça halinde uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddenin ele geçirildiği, yine sanıktan 695 TL para ve suçta kullanıldığı değerlendirilen sim kartı olmayan cep telefonunun ele geçirildiği; sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında müdafii huzurundaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin kanıtların bulunmadığı, savunmasının aksine kanıtların elde edilemediği, sanığın yönetimindeki araçta ele geçirilen uyuşturucu madde olduğu anlaşılan maddelerin kişisel kullanım sınırları dahilinde kalmış olması, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu hususunun sabit olduğu, sanığın uyuşturucu satarken suçüstü görülmemiş ve yakalanmamış olması, yakalanıp sanıktan uyuşturucu satın aldığını beyan eden kimliği belirli bir kişinin beyanının bulunmaması, kendisi ile alışverişe girilmemiş olması, hakkında teknik ve fiziki takip bulunmaması nazara alındığında, kanıtlanabilen kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde bulundurmak ve uyuşturucu kullanmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B-Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; sanık hakkında aynı nevi suçtan açılmış kamu davaları UYAP üzerinden incelendiğinde; sanığın 25.09.2016 tarihinde işlediği kullanmak üzere uyuşturucu uyarıcı madde bulundurmak suçundan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.11.2016 tarihinde, 2016/127046 Soruşturma, 2016/2506 Karar numaralı dosya üzerinden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın sanığa 23.11.2016 tarihinde tebliğ edildiği nazara alındığında, sanığın dava konusu eylemi anılan kararın denetim süresi içerisinde işlediği belirlenmekle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi kapsamında kalmayan, bölge adliye mahkemesinin ceza dairesinin verebileceği mahkumiyet dışında kalan "beraat", "ret", "düşme" veya "ceza verilmesine yer olmadığına" ilişkin kararların temyiz kanun yoluna açık olduğundan, inceleme konusu dava dosyasında ilk derece mahkemesinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet kararının bölge adliye mahkemesince kaldırılarak kamu davasını düşmesi kararının temyiz incelemesine tabi olduğu görülmekle yapılan incelemede; Dosya kapsamından suç tarihi 22.08.2018 itibarıyla yürürlükte bulunan 772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu (772 sayılı Kanun) uyarınca arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın, yapılan kaba üst yoklaması ve araç araması neticesinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmakla, somut olayda, 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddeleri ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 772 sayılı Kanun'a aykırı şekilde yapılan arama sonucunda ele geçen uyuşturucu maddelerin, “suçun maddi konusu” ve “suç delili” olarak hükme esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının düşmesine karar verilmesi, Ayrıca, dava konusu 22.08.2018 tarihli eylemi, istinafa konu edilmeyen 25.09.2016 tarihli eylem ile ilgili verilen 03.11.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine kararının denetim süresi içerisinde işlediği belirlenmekle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, kamu davasının düşmesine karar verilmişse de; anılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin doğrudan MERNİS adresine yapılması nedeniyle yapılan tebligatın usulsüz olduğu bu nedenle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmemesi nedeniyle dava konusu eylemle ilgili ihlal niteliğinde sayılamayacağından hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli, 2020/404 Esas, 2020/696 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla