İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13111 Karar: 2024/8380 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13111 K.2024/8380

8. Ceza Dairesi 2024/13111 E. , 2024/8380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2018/2009 E., 2020/986 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 09.11.2020 tarihli ve 2018/2009 Esas, 2020/

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13111 E. , 2024/8380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2018/2009 E., 2020/986 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 09.11.2020 tarihli ve 2018/2009 Esas, 2020/

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13111 E. , 2024/8380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2018/2009 E., 2020/986 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 09.11.2020 tarihli ve 2018/2009 Esas, 2020/986 Karar sayılı ek kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 10.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması sonucu 21.11.2017 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 16.10.2018 tarihli ve 2017/1001 Esas, 2018/713 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, sanık hakkında teselsüle de konu olan Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/683 Esas ve 217/341 Karar sayılı ilamıyla verilen kesinleşmiş 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubu ile sanığa verilen cezanın neticeten 5ay hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir. D. Sanığın istinaf kararına itirazı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, kararın kesin nitelikte olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın uyuşturucu madde kullanmadığına bu nedenle ceza verilmesinin doğru olmadığına, cezanın hukuka aykırı olduğuna, kararın Yargıtay denetiminden geçmesi için temyiz ettiğine ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, kolluk görevlileri tarafından durdurulan sanığın kimlik kontrolü yapıldığı esnada mont cebinden bir şeyi yere attığının görülmesi üzerine yapılan kontrolde sanığın atmış olduğu maddenin eroin olduğunun tespiti ile hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının yükümlülüklere uymayarak ihlali ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk derece mahkemesinin kabulü; olay günü Altındağ ilçesi Başpınar Mahallesi ... sokak üzerinde yıkık metruk binada içici konumunda bulunan şahıslara uyuşturucu madde satışı yaptıkları yönünde bilgiler elde edildiği, yapılan çalışmalarda sanığın üzerinde eroin maddesi ele geçirildiği, sanık soruşturma aşamasında alınan savunmasında; uyuşturucu maddelerden eroin maddesini yaklaşık olarak 5 yıldır günde bir içimlik şeklinde kullandığını, olay günü eroin maddesi satın almak amacıyla Başpınar Mahallesine gittiğini, burada tanımadığı bir şahıstan 250,00 TL karşılığında 5 gram eroin maddesi satın aldığını beyan ettiği anlaşılmakla, bu nedenle sanık hakkında kamu davasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik ile tedavi edilmesine karar verildiği ancak sanığın Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 18.08.2017 tarih ve 2016/3798 DS sayılı yazısından da anlaşılacağı üzere; sanığın AMATEM'e sevk edildiği, AMATEM'in 17.02.2017 tarihli yazısı ile sanığın ileri tetkik ve tedavi görmesine karar verildiği ancak sanığın 10 günlük yasal süre içerisinde müdürlüğe başvurusunun bulunmadığı, bu nedenle 06.03.2017 tarihinde sanığa "ikinci ihlalin ısrar etme olarak değerlendirileceği" hususu bildirilerek uyarılmasına karar verildiği, bu kararın 06.03.2017 tarihinde sanığa elden tebliğ edildiği ancak yapılan uyarıya rağmen AMATEM'in 14.06.2017 tarihli yazısı ile sanığın kontrol randevusuna katılmadığının bildirildiği, böylece sanığın hakkında verilen dava erteleme kararını ihlal ettiği, ayrıca sanık hakkında 15.02.2016 tarihinde işlediği aynı suçtan dolayı Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesine 2016/683 Esas sayılı dosyasıyla kamu davası açılarak karara bağlandığı dosya kapsamından anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonunda kamu davasının ertelenmesi ile denetimli serbestlik kararının verilerek, sanık hakkında verilen kararın denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderildiği, ancak sanığın yapılan tebligata rağmen, uygulanan programa uymayarak imza atmaya gitmediği ve denetimli serbestlik ihtaratlarına uymadığı anlaşıldığından, üzerine atılı suçu işlemesi sebebiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge adliye mahkemesinin kabulü;14.12.2015 tarihinde, metruk ev civarında uyuşturucu madde satışı yapıldığına ilişkin istihbari bilgi üzerine olay yerine giden polis ekiplerinin, uyuşturucu madde satıcılarını tespit edemediği, ancak, olay yerinde uyuşturucu madde kullanıcısı olduğu değerlendirilen sanığın yakalandığı, yapılan üst aramasında eroin ele geçirildiği olay nedeniyle, sanık hakkında 21.11.2017 tarihinde kamu davası açılıp mahkumiyet kararı verilmiş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinde, Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/683 Esas ve 2017/341 Karar sayılı dosyasında kesinleşen suçun suç tarihinin 15.02.2016 olduğu, dolayısıyla her iki ... arasında zincirleme suç ve mahsup hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, sanığın sabit kabul edilen 14.12.2015 tarihli eyleminden cezalandırılmasına, 15.02.2016 tarihli ... nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında takdiren 1/4 oranında arttırım yapılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları değerlendirilerek takdiri indirim maddesinin uygulanmasına, sanık hakkında teselsüle de konu olan Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/683 Esas ve 2017/341 Karar sayılı ilamıyla verilen kesinleşmiş 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubuna karar verilerek, sanık hakkında neticeten 5 ay hapis cezasına karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine 09.11.2020 tarihli ek karar ile kararın kesin olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesini uygulamak suretiyle cezayı arttırdığından, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmün temyize tabi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşme tarihine kadar aynı fail tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/683 Esas, 2017/341 Karar sayılı dava dosyası içeriğinde sanığın 15.02.2016 tarihli eylemine ilişkin 01.03.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, 25.03.2016 tarihinde erteleme kararının tebliği ile 20.04.2016 tarihinde kesinleştiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında sanığın yükümlülüklerine uymaması ile 25.08.2016 tarihinde iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır. İnceleme konusu 14.12.2015 tarihli eylemine ilişkin de 10.02.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ancak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmekle, sanığın 14.12.2105 tarihli eylemini kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği, bu haliyle inceleme konusu eylemlerin tek suç kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasınca belirtilen orantılılık ilkesi gereği teşdiden hüküm kurulabileceği gözetilmelidir. Bu itibarla sanık hakkında cezanın 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine göre belirlenmesinde teselsül eden ceza miktarı kadar cezanın alt sınırının aşılması ile cezaya hükmedilmesi gerektiği belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 09.11.2020 tarihli, 2018/2009 Esas, 2020/986 Karar sayılı ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla