Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13161 E. , 2024/8241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1880 E., 2018/2890 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13161 E. , 2024/8241 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1880 E., 2018/2890 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 02.12.2016 tarihli eylemi sebebi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında 02.02.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 24.08.2017 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. Malkara Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarih, 2017/762 Esas, 2018/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Kararın Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf edilmesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.12.2018 tarihli, 2018/1880 Esas, 2018/2890 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın üzerine uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile sanığın uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Kolluk görevlileri tarafından alınan istihbari bilgi doğrultusunda Malkara İlçesinde bulunan ... Peynircilik önünde 59 * **24 plakalı ticari taksi usulüne uygun durdurulduğu, araç içinde yolcu olarak bulunan sanık ... ve ... ...'ın dışarıya davet edilip üzerlerinde suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğu,bunun üzerine sanık ...'ın üzerinden çıkardığı uçları buruşturulmuş defter kağıdına sarılı uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeyi rızası ile kolluk görevlilerine teslim ettiği, şahısların üzerlerinde başkaca suç unsuru bulunmadığı,şüpheliden ele geçirilen maddelerin incelenmesi amacıyla İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne gönderildiği,aynı kurum tarafından düzenlenen uzmanlık raporunda; sanıktan ele geçirilen maddelerin uyuşturucu maddelerden sentetik kannabinoidler sınıfından MDMB (N) 2201 etken maddesini içerdiğinin tespit edildiği ve sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ancak saanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde tedavi gereklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine açılan kamu davasında sanığın uyuşturucu madde bulundurduğuna dair bir delilin olmadığı bir aşamada üzerindeki uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ederek kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlaması sebebiyle, etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu hükümleri uyarınca durumundan şüphelenilen sanığın kaba üst aramasında kolaylıkla bulunabilecek konumdaki suça konu uyuşturucu maddeleri sorulması üzerine kendiliğinden çıkartıp teslim etmesi, suçun niteliğini değiştirmeyeceği gibi soruşturmayı kolaylaştırma olarak da kabul edilemeyeceğinden hakkında uygulama koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmasına yer olmadığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin 02 .02.2017 tarihli kararın itiraz kanun yolu açık olmak üzere verildiği, ancak kararda itiraz süresinin, 15 gün yerine 7 gün olarak gösterildiği, Anayasanın ... Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40 ıncı maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı kanunun 171, 172 ve 173 üncü maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde “7 gün” olarak gösterildiği, bu nedenle kararın usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usulsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, sanığın kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının infazı sırasında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymamasının ihlal kabul edilemeyeceği, dolayısıyla kovuşturma şartı oluşmadığı anlaşıldığından; mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 17.12.2018 tarihli, 2018/1880 Esas, 2018/2890 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, diğer yönleri incelenmeksizin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.