Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13214 E. , 2024/9017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2020/928 E., 2021/332 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13214 E. , 2024/9017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2020/928 E., 2021/332 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanığın 08.02.2016 tarihli eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 23.02.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik sürecinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Sanığın 14.02.2016 tarihli eylemi nedeniyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27.04.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik sürecinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 3. Sanığın 08.02.2016 tarihli eylemi nedeniyle, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Sanığın 12.02.2016 tarihli eylemi nedeniyle, Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2019 tarihli ve Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli kararları hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, her iki dava dosyası istinaf inceleme aşamasında birleştirilerek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 17.03.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemelerince kurulan hükümler kaldırılarak, sanığın 08.02.2016 ve 12.02.2016 tarihli eylemleri nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanması isteğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın 08.02.2016 tarihinde Ankara Şehirlerarası Otobüs Terminalinde bulunduğu sırada kolluk görevlileri tarafından şüphe üzerine durdurulup, üst aramasında uyuşturucu madde olduğu değerlendirilen madde ele geçirildiği, sonrasında usulüne uygun olarak alınan biyolojik örneklerinde yapılan tetkikte de uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, sanığın bu eylemi nedeniyle 23.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, 12.02.2016 tarihinde Polatlı ilçesinde kolluk görevlilerine gören sanığın arkadaşlarıyla birlikte kaçmaya başlaması üzerine kovalamaca sonrası yakalanıp uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan kaydının bulunduğunun anlaşılması üzerine sanıktan usulüne uygun olarak biyolojik örneklerinin alındığı ve bu örnekler üzerinde yapılan tetkiklerde sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, sanığın bu eylemi nedeniyle 27.04.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanık hakkında 08.02.2016 ve 12.02.2016 tarihli eylemleri nedeniyle ayrı ayrı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarının denetimine ilişkin infazda sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği tespitiyle sanık hakkında ayrı ayrı iddianame düzenlendiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemelerince sanık hakkında her iki eylemi için kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan iki ayrı mahkumiyet hükmü verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemelerince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararları, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, zincirleme suç hükümleri uygulanarak kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan tek mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Dairemizin, 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere ve Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Temyiz incelemesine konu dava dosyasında sanığın 08.02.2016 ve 12.02.2016 tarihli eylemleri nedeniyle ayrı ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları verilmiş ise de, sanığın 08.02.2016 tarihli eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 23.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süre ve merciinin gösterildiği ve bu erteleme kararının sanığın bildirdiği adresine usulüne uygun olarak 04.04.2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, 23.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı esas alınarak, 08.02.2016 ve 12.02.2016 tarihli eylemlerin 23.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmesi nedeniyle tek suça konu olacağı kabul edilerek yapılan incelemede; Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Bu açıklamalar dikkate alındığında; yukarıda ilk paragrafta belirtildiği üzere sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen 23.02.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği gözetilerek, sanığın temyiz incelemesine konu 08.02.2016 ve 12.02.2016 tarihli eylemlerinin, sanık hakkında verilen 23.02.2016 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararından önce işlenmiş olduğu, bu iki eylemin yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre tek suç olarak kabul edilerek hüküm kurulması gerektiği halde, sanık hakkında atılı suç bakımından belirlenen ... hapis cezası üzerinden zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2020/928 Esas, 2021/332 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.