İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13230 Karar: 2024/8637 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13230 K.2024/8637

8. Ceza Dairesi 2024/13230 E. , 2024/8637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1238 E., 2022/1150 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Ma

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13230 E. , 2024/8637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1238 E., 2022/1150 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Ma

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13230 E. , 2024/8637 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1238 E., 2022/1150 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2019 tarihli iddianamesiyle, sanığın 03.03.2019 ve 14.03.2019 tarihli eylemleri nedeniyle, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 191/10, 43/1 ve 62 nci maddeleri uygulanmak suretiyle 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2020 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 27.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan hükümden 5237 sayılı Kanun'un 191/10, 43/1 inci madde ve fıkralarının uygulanmasına ilişkin hüküm fıkraları çıkartılarak, hukuka aykırılık düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, Lehe hükümlerin uygulanmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, 03.03.2019 tarihinde sanığın üzerinde usulüne uygun olarak kolluk görevlileri tarafından yapılan aramada ekspertiz raporuna göre uyuşturucu madde olduğu belirlenen madde bulunduğu, sanık hakkında aynı suçtan daha önceden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan dava açıldığı, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/10. ve 43/1. Madde ve fıkraları uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, "772 sayılı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu gereğince arama yetkisi bulunmayan çarşı ve mahalle bekçileri tarafından yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddenin "suçun maddi konusu" ve "suç delili" olarak hükme esas alınamayacağı, şu halde sadece sanığın 03/03/2019 tarihli eyleminin sübuta erdiği, 14/03/2019 tarihli eyleminin zincirleme suç kabul edilip, bu eylemin okula 200 metreden daha az mesafede işlendiğinin kabulü ile TCK'nın 191/10 ve 43/1 maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini" gerekçesiyle hukuka aykırı bulunup, 5237 sayılı Kanun'un 191/10 ve 43/1 inci madde ve fıkralarının uygulanmasına ilişkin bölümler hükümden çıkartılarak, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve temyiz dilekçesi içeriğine sanığın 03.03.2019 tarihli eylemi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında doğrudan dava açılmasına esas alınan ve Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli, 2017/709 Esas, 2018/729 Karar sayılı dava dosyasında yargılaması yapılan ... bakımından sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a fıkrasının atıf yaptığı aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden yazılı şekilde uygulama maddelerinin çıkartılmasına karar verilebileceği anlaşıldığından, Tebliğnamedeki (1) numaralı, ve (2) numaralı, bentlerindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Olayın intikal şekli ve zamanı, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş biçimi, sanığın ikrara dönük savunmaları, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile ilgili alınan ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sair temyiz temyiz reddine ancak; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet hükmüne karşı, sanığın istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi sonunda netice cezanın da açıkça belirtilmesi suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması ve bunun duruşma açılmadan da yapılması mümkün iken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 191/10 ve 43/1 inci madde ve fıkralarının uygulanmasına ilişkin bölümlerin hükümden çıkartılması ile yetinilmek suretiyle infazda tereddüte yol açacak şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2021/1238 Esas, 2022/1150 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla