Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13211 E. , 2024/9220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3880 E., 2021/274 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13211 E. , 2024/9220 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3880 E., 2021/274 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.05.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2017 tarihli kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve tedavi ve denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiş, bu karar 28.12.2017 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli kararı ile açıklanarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2019 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 28.01.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan düşme karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, hükmün açıklanma şartlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, şüphe üzerine kolluk tarafından durdurulan sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulduğu, sanığın kendiliğinden üzerinde bulunan suça konu uyuşturucu maddeleri çıkartıp kolluk görevlilerine teslim ettiği, bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan hüküm Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak "Sanık hakkında UYAP sisteminde yapılan araştırmada, İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/96 Esas ve 2020/634 Karar sayılı ve 09/09/2020 tarihli dosyasında 06/03/2017 tarihli eylemi nedeniyle 28/04/2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın yükümlülük ihlali nedeniyle açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay erteli hapis cezasının 04//11/2020 tarihinde kesinleştiği, 25/03/2017 tarihli eyleminin ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce işlendiği" gerekçesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan düşme kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında temyiz inceleme konusu 25.03.2017 tarihli eyleminin, temyiz dışı 06.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/96 Esas, 2020/634 Karar sayılı dava dosyasında 28.04.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce işlenmesi gerekçesi ile düşme kararı verildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanığın temyiz dışı 06.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle 28.04.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, bu kararın sanığa usulüne uygun olarak 13.05.2017 tarihinde tebliğ edilip, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 29.05.2017 tarihinde kesinleştiği ve sanık müdafinin sanık hakkında beraat kararı verilmesi dışındaki temyiz sebepleri bakımından hukuki yararı bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli veya sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. KDAE kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Bu açıklamalar ışığında somut dava dosyası incelendiğinde; sanığın temyiz incelemesine konu 25.03.2017 tarihli eylemini, hakkında 06.03.2017 tarihli eylemi nedeniyle 28.04.2017 tarihinde usulüne uygun olarak verilip, 29.05.2017 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleşen kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanığın temyiz inceleme konusu eylemi bakımından 5237 sayılı sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yapılabileceği gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olayın intikal şekli ve zamanı, suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesine ilişkin kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanak, sanığın müdafii huzurunda alınan aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli, 2019/3880 Esas, 2021/274 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.