Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13249 E. , 2024/8856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/731 E., 2022/234 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13249 E. , 2024/8856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/731 E., 2022/234 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Adana (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.11.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik süresinde yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle sanık hakkındaki dava dosyası yeniden ele alınarak, Adana (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hapis cezasından çevrilmek suretiyle 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Adana (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli kararı hakkında sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 31.05.2017 tarihli ve 2015/6508 Esas, 2017/3541 Karar sayılı ilamı ile, "1-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra; a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma kararı sonrası, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli kararı sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar 15.03.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hüküm Adana 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli kararı ile açıklanarak sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, verilen cezanın hakkaniyetli ve adil olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, kolluk görevlilerinin rutin devriye görevlerini ifa ederken sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu maddeye ilişkin ekspertiz raporu alındığı, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/8 inci maddesi uyarınca veya 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2 inci maddesi uyarınca verilmiş özel nitelikte hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olmadığı, denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu dışında başka bir kasıtlı suç işlenmesi durumunda da hükmün açıklanmasına karar verilebileceği, inceleme konusu dava dışında hükmün açıklanmasının bu sebeple hukuka uygun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2018 tarihli ve 2017/853 Esas, 2018/135 Karar sayılı ilamı ve 09.02.2016 tarihli ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı da gözetildiğinde, bozma öncesi Adana (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesince verilen ve sanık tarafından temyiz edilen 15.04.2014 tarihli hükümde 7.300,00 TL adli para cezasına hükmedildiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesine aykırı olarak adli para cezası yerine hapis cezasına karar verilerek kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi, B. Suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde sanığa isnat edilen suç için ... ceza miktarının "bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası" olarak belirlendiği; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ....basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar vermesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğmuş ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli ve 2021/731 Esas, 2022/234 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.