Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13520 E. , 2024/5063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/20 E., 2016/793 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13520 E. , 2024/5063 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/20 E., 2016/793 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan dava açılmıştır. 2.Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın evinde uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasıyla evinde arama yapılıp uyuşturucu madde bulunduğu, sanığın evinde uyuşturucu madde bulunması ile ilgili olayda uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan ayrıca soruşturma yapıldığı, sanıktan usulune uygun olarak alınan idrar örneğinde de uyuşturucu madde tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/529 Esas sayılı dava dosyasında kamu davası açıldığından bahisle, 05.11.2015 tarihli inceleme konusu bu suç nedeniyle doğrudan 25.12.2015 tarihinde kamu davası açıldığının belirtildiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında sanığın daha önce 03.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 17.11.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ancak, sanığın denetim süresinde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımına devam ettiğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararı kaldırılarak 09.09.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli 2015/529 Esas ve 2015/833 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/3812 Esas ve 2021/458 Karar sayılı ilamı ile 17.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmediği, dolayısıyla usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığı için 17.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediğinden bahisle bozulmasına karar verilmesi üzerine, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli 2021/172 Esas ve 2021/239 Karar sayılı kararı ile durma kararı verildiği ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, Bu kapsamda, 02.07.2014 tarihli eyleme ilişkin verilen 17.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 05.11.2015 tarihli eylemin de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği ve Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli 2021/172 Esas ve 2021/239 Karar sayılı kararı ile durma kararının akıbetinin araştırılması gerektiği anlaşıldığından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan açılan başka kayıtların da bulunması sebebiyle tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp, gerekirse kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği tartışılıp, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç, ihlal sayılan eylem ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/793 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.