Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13576 E. , 2024/9492 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/682 E., 2020/2946 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istin
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13576 E. , 2024/9492 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/682 E., 2020/2946 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanığın 09.07.2017 tarihli eylemi nedeniyle Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 27.10.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde 24.11.2017 ve 31.12.2017 tarihlerinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemini gerçekleştirdiği gerekçesiyle Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 29.01.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. 3. Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 02.12.2020 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılıp, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın 09.07.2017 tarihinde kolluk görevlileri tarafından şüphe üzerine durdurulup üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulduğu, sanığın da suça konu uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, ayrıca sanıktan usulüne uygun olarak kan ve idrar örneği alındığı, sanığın kan ve idrarında uyuşturucu maddeye rastlandığı, sanığın bu eylemi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verildiği, sanığın denetim süreci içerisinde 24.11.2017 ve 31.12.2017 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemini gerçekleştirdiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, zincirleme suç hükümleri uygulanarak hapis cezası artırılmak suretiyle kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan yeniden mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Olayların intikal şekli, sanığın aşamalardaki savunmaları, ekspertiz raporları, tahlil sonuçları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Bu açıklamalar ışığında somut dava dosyası incelendiğinde; sanık hakkında 09.07.2017 tarihli eylemi nedeniyle itiraz mercii, süresi ve ihtaratları usule uygun olacak şekilde 27.10.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararının sanığa 23.11.2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilip, itiraz edilmeksizin 09.12.2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesine esas alınan 09.07.2017 tarihli eyleminden sonra 24.11.2017 ve 31.12.2017 tarihli eylemlerini gerçekleştirdiği, bu eylemlerinden 24.11.2017 tarihli olanını kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce gerçekleştirmesi nedeniyle yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, 24.11.2017 tarihli eylemin 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği, 31.12.2017 tarihli eylemin ise 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal eylemi olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, sanığın temyiz incelemesine konu 09.07.2017, 24.11.2017 ve 31.12.2017 tarihli eylemleri bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 02.12.2020 tarihli ve 2019/682 Esas, 2020/2946 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.