İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13594 Karar: 2024/4613 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13594 K.2024/4613

8. Ceza Dairesi 2024/13594 E. , 2024/4613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/484 E., 2016/518 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13594 E. , 2024/4613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/484 E., 2016/518 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13594 E. , 2024/4613 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/484 E., 2016/518 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin altıncı fıkrası yollamasıyla 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca doğrudan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında verilen hapis cezasını kabul etmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın 26.04.2016 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası geçirdiği, olay yerine giden kolluk görevlilerinin sanığın hal ve hareketlerinden şüphelenmesi üzerine sanıktan usulüne uygun olarak idrar örneği alındığı, alınan idrar örneğinin incelenmesinde sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığının tespit edildiği, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Somut olayda, sanığın 26.04.2016 tarihli eylemi ile ilgili olarak düzenlenen 01.06.2016 tarihli iddianame içeriğinde, sanığın daha önce işlemiş olduğu 19.10.2014 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunduğu ve sanığın bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/32351 Soruşturma numarası üzerinden kamu davasının açıldığı belirtilerek, sanığın incelemeye konu 26.04.2016 tarihli eylemi hakkında doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği; dosya ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede, sanık hakkında, 19.10.2014 tarihli eylem nedeniyle 02.03.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle 2015/971 İddianame numarası üzerinden 07.09.2015 tarihli iddianame ile suça sürüklenen çocuk sıfatıyla açılan kamu davasında Eskişehir 2. Çocuk Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli 2015/465 Esas ve 2015/701 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 12.01.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; Sanık hakkında, daha önce 19.10.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, 02.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir kanun yolu bildirimi yapılmadığı, 02.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda inceleme konusu 26.04.2016 tarihli olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun oluşmadığı zira Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, 02.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 26.04.2016 tarihli eylemin de erteleme kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği anlaşıldığından, sanığın 19.10.2014 tarihli eylem yönünden karar verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili olarak olağanüstü kanun yoluna başvurulması için bildirimde bulunup, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde suçundan açılan tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilip, doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/484 Esas, 2016/518 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla