Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14231 E. , 2024/4731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi, 15.03.2019 tarihli ve 2018/499 Esas, 2019/160 Karar 2. Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesi, 19.03.2019 tarihli ve 2018/462 Esas, 2019/211 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiye
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14231 E. , 2024/4731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi, 15.03.2019 tarihli ve 2018/499 Esas, 2019/160 Karar 2. Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesi, 19.03.2019 tarihli ve 2018/462 Esas, 2019/211 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2018/499 Esas, 2019/160 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 25.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/462 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 25.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151232 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/151232 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosyalar kapsamına göre; Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/462 esas, 2019/211 sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesini takiben, zincirleme suç hükümleri bakımından değerlendirme yapılması gerektiği cihetle yargılamanın yenilenmesine ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan cezadan Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/499 sayılı dosyasından verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası mahsup edilerek sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2020 tarihli ve 2018/462 Esas, 2019/211 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01.10.2021 tarihli ve 2020/2528 Esas, 2021/2106 sayılı Karar sayılı ilamı ile özetle; Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/462 Esas sayılı dosyasının karar tarihinin 19.03.2019, kesinleşme tarihinin 25.04.2019; Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/499 Esas sayılı dosyasının ise karar tarihi 15.03/2019 ve kesinleşme tarihi 25.03.2019 olduğu, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/462 Esas sayılı dosyasının karar tarihinde, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/499 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen kararın henüz kesinleşmediği, dolayısıyla UYAP sistemindeki sanık adına kayıtlı dosyalar incelendiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilen suç ile ilgili olan bu dosya ve verilen karar görülebileceğinden, bu durumun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311 ve devamı maddelerinde tahdidi olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden yeni delil olarak da değerlendirilemeyeceği, sonraki tarihte verilip kesinleşen karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilerek, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu değerlendirildiği taktirde, ek ceza uygulaması yoluna gidilerek dosya hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamanın yenilenmesi yolu ile karar verilerek yasaya aykırı davranıldığından bahisle bozma kararı verildiği nazara alındığında, Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/499 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 20.03.2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.06.2018 olduğu, Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/462 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 22.05.2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 28.06.2018 olduğu, iddianame tarihlerinin aynı olduğu, bu itibarla her iki suçun da iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2019 tarihli ve 2018/499 Esas, 2019/160 Karar sayılı dosyasında; A. Şüpheli hakkında 20.03.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2018 tarihli, 2018/47996 Soruşturma, 2018/22873 Esas, 2018/16130 sayılı İddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında kamu davası açıldığı gerekçesiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.03.2019 tarihli ve 2018/499 Esas, 2019/160 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 25.03.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2018/462 Esas, 2019/211 Karar sayılı dosyasında; A.Şüpheli hakkında 22.05.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2018 tarihli, 2018/63438 Soruşturma, 2018/22871 Esas, 2018/16380 sayılı İddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında kamu davası açıldığı gerekçesiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.03.2019 tarihli ve 2018/462 Esas, 2019/211 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 25.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Hükmün kesinleşmesinin ardından Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli, 2018/462 Esas, 2019/211 Karar sayılı Ek Kararı ile, zincirleme suç hükümleri bakımından değerlendirme yapılması gerektiği cihetle yargılamanın yenilenmesine ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 62 inci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan cezadan Bakırköy 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/499 sayılı dosyasından verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası mahsup edilerek sanığın 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01.10.2021 tarihli ve 2020/2528 Esas, 2021/2106 sayılı karar sayılı kararı ile bozulduğu anlaşılmıştır. D. Kesinleşen bir hükme ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yoluna 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311 inci maddesinin bir ve ikinci fıkralarında belirtilen hallerde başvurulabilecek olup, sayılan hallerden olmayan ''zincirleme suç hükümleri bakımından değerlendirme yapılması gerektiği'' gerekçesi ile yargılamanın yenilenmesine ve kesinleşen cezanın mahsubuna ilişkin Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli, 2018/462 Esas, 2019/211 Karar sayılı ek kararı ile bu kararın bozulmasına yönelik İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 01.10.2021 tarihli ve 2020/2528 Esas, 2021/2106 sayılı Kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır. E. Kanun yararına bozma istemine konu her iki dava dosyası da hükümlü hakkında işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan açılmış kamu davalarıdır. UYAP kayıtlarının incelenmesinde hükümlünün 07.09.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olarak yürütülen soruşturmada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 25.11.2014 tarihli ve 2014/152605 Soruşturma, 2014/1178 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği hükümlünün yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesi ile erteleme kararı kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06.07.2015 tarihli 2015/21902 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, açılan dava neticesinde İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2016 tarihli, 2015/338 Esas ve 2016/249 Karar sayılı kararı ile düşme kararı verildiği, kararın 26.05.2016 temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda artık sanık hakkında önceki suçu nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği ortadan kalkmış olup, sanık hakkında atılı suçlardan dolayı yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği, bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verilerek gereği için dosyaların Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekmektedir. F. İnceleme konusu hükümler hakkında belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.