İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14193 K.2024/2899

Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/964 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin…

Esas2024/14193Karar2024/2899Tarih1 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.433 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/14193 E., 2024/2899 K.

Karar tarihi
1 Nisan 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2021/225 Esas, 2021/964 Karar
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.433 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/964 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün istinaf edilmeksizin 19.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 22.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/165471 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB- 2022/165471 sayılı kanun yararına bozma isteminin.

"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 17/12/2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak,

maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir.

Bu karara itiraz edilebilir ... " hükmünün yer aldığı, 18/11/2017 tarihli önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı suç tarihi itibariyle sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ancak sanığın denetim süresi içerisinde 17/05/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi nedeniyle kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Antalya

12. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2019 tarihli ve 2018/60 esas, 2019/954 sayılı kararıyla sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi

12. Ceza Dairesinin 21/12/2020 tarihli ve 2020/27 esas, 2020/1987 sayılı kararı ile 18/11/2017 tarihli eyleme ilişkin olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmediği ve dolayısıyla kesinleşmediği ve kovuşturma şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle durma kararı verilmesi gerektiğinden bahisle anılan kararın bozulmasına karar verildiği,

bozma sonrası da anılan mahkemenin 01/02/2021 tarihli ve 2021/98 esas, 2021/54 sayılı durma kararının verildiği ve kararın kesinleştiği, bu durumda artık 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şartın gerçekleşmediği ve sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp 18/11/2017,

17/05/2018 ve 17/12/2020 tarihli suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A.

Şüpheli hakkında 17.12.2020 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2021 tarihli, 2021/12835 Soruşturma, 2021/4914 Esas, 2021/3832 sayılı iddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği 18.11.2017 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararını ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Antalya

19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu, 11.10.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/964 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmünün istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 19.10.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. C.

Dava dosyası kapsamına göre. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi uyarınca, "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği,

şüpheliye hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvuru süreleri yanıltmaya sebep olmayacak şekilde itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu kararın ihlali mümkün olmadığından daha sonraki eylemler nedeniyle de 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da doğrudan kamu davası açılamayacağı, somut olayda şüpheli hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca daha önceden işlediği 18.11.2017 tarihli eylemi nedeniyle verilen 26.12.2017 tarihli, 2017/95901 Soruşturma,

2017/1315 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararının doğrudan sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği usule aykırı bir biçimde tebliğ edildiği, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.11.2017 tarihli eylemi nedeniyle verilen 02.02.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararının ise tebliğine ilişkin evrakın dosya arasında bulunmadığı,

sanığın 17.05.2018 tarihli aynı neviden eylemi gerçekleştirdiğinden bahisle hakkında kamu davası açılması üzerine Antalya 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.12.2019 tarihli 2018/610 Esas ve 2019/954 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmüne karşı yapılan istinaf talebi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi

12. Ceza Dairesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/27 Esas, 2020/1987 Karar sayılı kararı ile ''Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 28.09.2020 tarih, 2019/6419 Esas, 2020/4411 Karar sayılı, 08.10.2020 tarih, 2019/4393 Esas, 2020/5154 Karar sayılı ilamlarında ve benzer şekildeki ilamlarında da açıklandığı üzere.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının sekizinci cümlesi ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin,

sanık hakkında 18.11.2017 tarihli eylemi nedeniyle verilen 26.12.2017 tarihli 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olması;

yine sanık hakkında 02.02.2018 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğine ilişkin evrakın dosya arasında bulunmaması nedeniyle sanığın bu kararlara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği,

karardan sonraki işlemlerin hukuki sonuç doğurmayacağı ve sanık hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediği halde mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek mahkumiyet kararı verilmesi,'' gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda 17.12.2020 tarihli eyleme ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesinin anılan kararı da dikkate alınarak sanık hakkında önceden verilmiş geçerli bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmaması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açılamayacağı ve eylem tarihi itibariyle usulune uygun bir biçimde kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunmaması nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden,

18.11.2017, 17.05.2018 ve 17.12.2020 tarihli suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceğinden soruşturma dosyalarının birleştirilmesinin temini amacıyla durma kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet Savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya

SONUÇ / HÜKÜM

19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2021 tarihli ve 2021/225 Esas, 2021/964 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/14193
Karar No
2024/2899
Tarih
1 Nisan 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14192 K.2024/3128
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14179 K.2024/2689
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14172 K.2024/2490
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14171 K.2024/2489
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14149 K.2024/3431
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14096 K.2025/3375

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.