İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14257 Karar: 2024/4952 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14257 K.2024/4952

8. Ceza Dairesi 2024/14257 E. , 2024/4952 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/83 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞV

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14257 E. , 2024/4952 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/83 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞV

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14257 E. , 2024/4952 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/83 Değişik iş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi 11.01.2021 tarihli ve 2020/237 esas, 2021/4 sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı sanık müdafiince yapılan itirazın Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2021/83 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32655 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2023 tarihli ve KYB-2023/32655 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 Esas, 2021/6714 Karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ...kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 25.11.2017 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eyleminden dolayı Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2018/461 Esas, 2018/641 sayılı Kararıyla mahkumiyetine ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2 nci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın 14.11.2018 tarihinde kesinleştiği, bununla birlikte esasen denetim süresi içerisinde 25.01.2020 tarihinde işlenen incelemeye konu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunundan dolayı ise sanık hakkında Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli ve 2020/237 Esas, 2021/4 sayılı Kararıyla mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de; Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihinde kesinleşen 06.11.2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda sanığın inceleme konusu 25/01/2020 tarihli eylemini, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylemler nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 25.01.2020 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, suçundan yapılan soruşturma sonunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2020 tarihli ve 2020/3883 Soruşturma, 2020/3542 Esas, 2020/419 sayılı iddianamesi ile Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli ve 2020/237 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile, sanığın eylemi kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma olarak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, karara karşı sanık müdafiince yapılan itirazın Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.02.2021 tarihli ve 2021/83 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. C. Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2021 tarihli kararına karşı sanık müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine verilen mercii Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli kararında, incelenen kararın Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/277 Esas, 2019/229 sayılı Kararı olduğu yazılmış ise de; söz konusu hatanın maddi hata temelli yazım hatası olduğu ve mahallinde mahkemesince her zaman düzeltilebileceği gözetilerek yapılan incelemede; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6545 sayılı Kanun) 68 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, Somut olayda, sanık hakkında daha önceden 25.11.2017 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2018 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2018/461 Esas, 2018/641 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.11.2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 25.01.2020 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olduğundan, sanığın 25.01.2020 tarihli eylemini, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 14.11.2018 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itirazının bu gerekçelerle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli ve 2021/83 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla