Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14280 E. , 2024/4958 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/884 E., 2022/613 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR : Durma KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14280 E. , 2024/4958 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/884 E., 2022/613 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR : Durma KANUN YARARIBA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/884 Esas, 2022/613 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 28.06.2022 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli 2022/21595 Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31956 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31956 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda, sanığın 05/09/2019 tarihli uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 30/12/2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesini takiben, sanığın 19/02/2021 tarihinde uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediğinden bahisle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim edilen iddianame üzerine, yapılan yargılama sonucunda Mahkemesince "sanık hakkında uyuşturucu bulundurduğu iddiasıyla kamu davası açıldığı, 19/02/2021 tarihli tutanakta sanığın uyuşturucu kullandığının belirtildiği, ancak bu konuda idrar ve kan tahlili yapılmadığı, sanığın savunmasının aksinin teknik olarak ortaya konulmadığı görülmekle uyuşturucu kullandığını gösteren tahlil ya da teknik tespit olmadığı, bu halde dava şartı gerçekleşmediği" gerekçesiyle kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, kamu davasınını açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesi üzerine, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesinde de belirtildiği üzere erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul edilmesi veya bulundurulması halinde kamu davası açılacağının düzenlendiği, Mahkemesince sanığın savunmasının aksinin teknik olarak ortaya konulmadığı, uyuşturucu kullandığını gösteren tahlil ya da teknik tespit yapılmadığı şeklindeki gerekçesinin anılan Kanun maddesini karşılayacak şekilde olmadığı, 19/02/2021 tarihli olay kapsamında sanığın alınan ifadesinde de uyuşturucu maddeyi kullanmak için satın aldığını ve bu sebeple üzerinde bulundurduğunu kabul ettiği, bu halde dosya içerisinde sanığın beyanı ve üzerinde yakalanan uyuşturucu maddenin yanında başkaca bir delil bulunmasının gerekmediği cihetle, Mahkemesince yargılama yapılarak esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B. T.C. Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesi uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, başka bir suçtan dolayı İzmir 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın yüzüne karşı verilen 07.06.2022 tarihli kararda, ceza infaz kurumu müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de karara itiraz edebileceği hususu gösterilmediğinden, kanun yolu bildiriminin eksik olduğu ve sanığın yanıltıldığı, bu nedenle anılan kararın da kesinleşmediği anlaşılmıştır. C. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 267 vd. maddeleri uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.