İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14364 Karar: 2024/8061 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14364 K.2024/8061

8. Ceza Dairesi 2024/14364 E. , 2024/8061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/512 Esas, 2017/440 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14364 E. , 2024/8061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/512 Esas, 2017/440 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14364 E. , 2024/8061 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/512 Esas, 2017/440 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/512 Esas, 2017/440 Karar sayılı, hükümlü hakkında değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 30.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.03.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40856 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2023 tarihli ve KYB-2023/40856 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2016 tarihli ve 2016/22984 Soruşturma, 2016/12138 Esas, 2016/1071 sayılı İddianamesi ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan kamu davası açılmış ise de, anılan Mahkemenin eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu oluşturduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verdiği, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararlarına karşı olağan kanun yolunun 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve aynı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2 nci maddeleri uyarınca bu kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda, başvurulacak kanun yolunun itiraz yerine, temyiz olarak gösterilmek suretiyle sanığın yanıltılması sebebiyle anılan kararın usulü ile kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, bu suretle hükmün açıklanması koşulunun oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasında isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüphelinin 27.03.2016 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2016 tarihli ve 2016/22984 Soruşturma, 2016/12138 Esas, 2016/1071 sayılı iddianamesi ile; 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü, fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli ve 2016/274 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz edilmeksizin 01.07.2016 tarihinde kesinleştiği, kararın temyiz kanun yoluna tabi olduğunun belirtildiği, C. Sanığın denetim esnasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınmasında; Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.11.2017 tarihli ve 2017/512 Esas, 2017/440 Karar sayılı, hükümlü hakkında değişen suç vasfı itibarıyla kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 30.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. D. Konunun incelenmesinde; Hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararlarına karşı olağan kanun yolunun 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca itiraz kanun yolu olarak belirlendiği, Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, somut olayda Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.06.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararında başvurulacak kanun yolunun itiraz yerine temyiz olarak gösterilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, bu sebeple anılan kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamayacağı, başlamayan denetim esnasında da "sanığın denetim esnasında yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden" bahsedilemeyeceği ve hükmün açıklanması koşulunun oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2017 tarihli ve 2017/512 Esas, 2017/440 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla