Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14429 E. , 2025/383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın k
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14429 E. , 2025/383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2013 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1-2, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesinin 11.06.2014 tarih, 2013/1136 Esas, 2014/945 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli, 2014/592 Esas, 2015/737 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına , 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 27.04.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 04.04.2018 tarihli eyleminin ihbarı ile İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2021 tarihli, 2021/972 Esas, 2021/1392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. ve 5271 sayılı Kanun'un 251. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.03.2023 tarihli ve 2022/7376 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/38853 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, her ne kadar İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/01/2020 tarihli ek kararı ile ihbara konu suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın kesinleşme tarihinden önce işlendiğinden bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın denetim süresi içerisinde 04/04/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Hükümlü hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 11.06.2014 tarih, 2013/1136 Esas, 2014/945 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2015 tarihli, 2014/592 Esas, 2015/737 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 27.04.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 04.04.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2020 tarih, 2018/786 Esas, 2020/381 Karar sayılı kararına ilişkin ihbarda bulunulmasına rağmen denetim süresinin başlamasından önce sanığın 16.10.2014 tarihinde işlediği ve Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2019 tarih, 2017/861 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararına istinaden hükmün açıklanmasına karar verildiği, hükmün bu suretle yanlış ve çelişkili kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli 2021/972 Esas, 2021/1392 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmadan HAGB'li sanığın denetim süresi içinde işlediği uyuşturucu suçu ihbar edilmiş; mahkeme başka dosya ve tarih üzerinden çelişkili biçimde hüküm kurmuştur.
Hukuki İlke: CMK 231/11 uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenip mahkûm olunması halinde HAGB'ye konu hüküm açıklanmalıdır; hükmün farklı dosya ve tarihler karıştırılarak yanlış ve çelişkili kurulması hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: kanun yararına bozma
Dava Strateji Notu: HAGB'nin açıklanmasında ihbara konu suçun tarihi, niteliği ve kesinleşmesi tek tek denetlenmeli; farklı dosyaların karıştırılması hükmü sakatlar.