İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14461 Karar: 2025/4198 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14461 K.2025/4198

8. Ceza Dairesi 2024/14461 E. , 2025/4198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/118 E. 2022/200 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması ...Çocuk Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/118

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14461 E. , 2025/4198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/118 E. 2022/200 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması ...Çocuk Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/118

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14461 E. , 2025/4198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2022/118 E. 2022/200 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması ...Çocuk Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 25.05.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/28519 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.03.2023 tarihli ve KYB-2023/31973 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ...Çocuk Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli kararının, sanığın alınan son beyanında bildirdiği "......................../Malatya" şeklindeki bilinen son adresinin aynı zamanda mernis adresi de olduğu gözetilerek doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 16/11/2018 günü tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, öncelikle söz konusu adrese bilinen son adres sıfatıyla 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın bilinen en son adresine, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat yapılmadan, doğrudan mernis adresine aynı Kanun'un 21/2. maddesine uyarınca yapılan gerekçeli karar tebliği işlemi usulsüz olduğundan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre ise; Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 04/11/2019 tarihli ve 2019/2431 esas, 2019/6984 karar sayılı ilâmında "19/10/2015 tarihli ilk suç bakımından verilen 18/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 5 yıllık erteleme süresi zarfında, 02/07/2017 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla sanık hakkında soruşturma başlatıldığı, bu şekilde TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilk suçtan dava açılma koşulu oluştuğu, ancak dava açma koşulu oluştuğu halde henüz Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlenmeden 19/09/2017 tarihli suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında, erteleme kararı ihlal edilip TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilk suçtan dava açılma koşulu oluştuktan sonra işlenmiş olan bu suç nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezada artırım yapılması yasaya uygun olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, ...Çocuk Mahkemesinin 10/05/2022 tarihli kararına konu iddianame tarihinin 14/08/2017, suça sürüklenen çocuğun ilk ihlal eyleminin 05/05/2017, üçüncü eylemin ise dava açma koşulu oluştuğu halde henüz Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlenmeden önceki bir tarih olan 20/07/2017 tarihi olduğu anlaşılmakla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ihlal edilip 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilk suçtan dava açılma koşulu oluştuktan sonra işlenmiş olan üçüncü suç nedeniyle Mahkemesince, aynı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 17.01.2015 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ...Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2015 tarihli ve 2014/23714 Soruşturma, 2015/90 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve infazı için ...Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Suça sürüklenen çocuğun erteleme süresi içerisinde, 05.05.2017 ve 20.07.2017 tarihlerinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak ...Cumhuriyet Başsavcılığının 14.08.2017 tarihli ve 2017/10439 Soruşturma, 2017/4454 Esas, 2017/230 Karar sayılı iddianamesi ile ...Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. ...Çocuk Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli ve 2017/418 Esas, 2018/51 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, itiraz edilmeksizin 26.11.2018 tarihinde kesinleştiği, D. Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar olunması üzerine, ...Çocuk Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verilerek suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 31/3, 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf edilmeksizin 25.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. E. Dava dosyası kapsamına göre; 1....Çocuk Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının, suça sürüklenen çocuğun alınan son beyanında bildirdiği ".............................../Malatya" şeklindeki bilinen son adresinin aynı zamanda mernis adresi de olduğu gözetilerek doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 16.11.2018 günü tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de, öncelikle söz konusu adrese bilinen son adres olarak 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın bilinen en son adresine, 7201 sayılı Kanun'a göre normal tebligat yapılmadan, doğrudan mernis adresine aynı Kanun'un 21/2. maddesine uyarınca yapılan gerekçeli karar tebliği işlemi usulsüz olduğundan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, dolayısıyla kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği ve hükmün açıklanması için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığı gözetilmeden, hükmün açıklanması ile mahkumiyetine karar verilmesinde, 2. Suça sürüklenen çocuk hakkında 17.01.2015 tarihli eylem hakkında verilen 24.02.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 5 yıllık erteleme süresi zarfında, 05.05.2017 tarihinde tekrar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla suça sürüklenen çocuk hakkında soruşturma başlatıldığı, bu şekilde 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca ilk suçtan dava açılma koşulu oluştuğu, ancak dava açma koşulu oluştuğu halde henüz Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlenmeden 20.07.2017 tarihli suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında, erteleme kararı ihlal edilip 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca ilk suçtan dava açılma koşulu oluştuktan sonra işlenmiş olan üçüncü suç nedeniyle Mahkemesince, aynı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin tartışılması gerektiği gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ...Çocuk Mahkemesinin 10.05.2022 tarihli ve 2022/118 Esas, 2022/200 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla