Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14488 E. , 2025/1960 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/243 E., 2021/436 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuri
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14488 E. , 2025/1960 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/243 E., 2021/436 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:İlgili kararın kanun yararına bozulması Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2021/243 Esas, 2021/436 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 07.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/15439 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/ 57347 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " 6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup anılan maddenin 5. fıkrasında, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.”, 8. fıkrasında “Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” ve 9. fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemelere yer verildiği, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 07/10/2019 tarihli ve 2019/2219 esas, 2019/6135 karar sayılı ilâmında da kabul edildiği üzere, ilk suçtan dolayı 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesi kapsamında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiği iddia edilen ikinci suça ilişkin yargılama yapan Mahkemesince, ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren mahkemeye birleştirme talepli ihbarda bulunarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ilk suça ilişkin davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra, ikinci suça ilişkin davanın ilk suça ilişkin dava ile birleştirilmesine karar verilmesi, birleştirme kararı verildikten sonra her iki suça ilişkin deliller birlikte değerlendirilerek, ikinci suç bakımından mahkûmiyete yeterli delil bulunduğu ve bu suçun ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlendiği tespit edilirse, bu suç sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılarak ilk suça ilişkin hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği, Somut olayda, sanığın ilk suçu olan 25/11/2012 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 27/03/2013 tarihli iddianameyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/05/2018 tarihli ve 2014/450 esas, 2018/591 sayılı kararıyla mahkumiyetine, 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19/06/2018 tarihinde kesinleştiği, Sanığın denetim süresi içerisinde aynı nitelikte suç işlediğinin inceleme konusu olan ve ikinci suça ilişkin yargılama yapan Mahkemesince ihbarda bulunulması üzerine, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 09/11/2021 tarihli ve 2021/604 esas, 2021/810 sayılı kararıyla hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın mahkumiyetine karar verildiği, Anılan kararın, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 10/03/2022 tarihli ve 2022/483 esas, 2022/545 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, inceleme konusu dosya bakımından ise kanun yararına bozma ihbarında bulunulmasına karar verilerek kesinleştiği, Tüm bu bilgiler karşısında, inceleme konusu olan ve ikinci suça ilişkin yargılama yapan Mahkemesince, ilk suça ilişkin olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı veren mahkemeye birleştirme talepli ihbarda bulunup davanın derdest hale gelmesinin sağlanması gerektiği, ancak ilk suça ilişkin kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmesi nedeniyle her iki dosyanın birleştirilerek görülme imkanının kalmadığının anlaşıldığı, Bu durumda, sanığın inceleme konusu işbu dosyaya konu 26/11/2020 tarihli ikinci eyleminin, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2018 tarihinde kesinleşen, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 24/05/2018 tarihli kararının 5 yıllık denetim süresi içinde işlenmiş olması nedeniyle bu kararın ihlali olarak değerlendirileceği ve 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı nedeniyle ihlal olarak nitelilendirilen ikinci suçtan sanığın düşma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 27.11.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2021 tarihli ve 2020/4715 soruşturma, 2021/435 Esas, 2021/367 sayılı iddianame numarası ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1-6, 53. ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 11.06.2021 tarihli ve 2021/243 Esas, 2021/436 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 07.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2014/450 Esas, 2018/591 Karar sayılı kararının incelenmesinde: Şüphelinin 25.11.2012 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2014 tarihli ve 2013/1335 soruşturma, 2014/161 Esas ve 2014/95 İddianame Numarası ile kamu davası açıldığı, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2014/450 Esas, 2018/591 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 5560 sayılı Kanun ile değişik 19/1. ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 19.06.2018 tarihinde kesinleştiği, sanığın KYB kararına konu Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli mahkumiyet kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarih, 2021/604 Esas, 2021/810 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/483 Esas, 2022/545 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anlaşılmıştır. C. 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan; "Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarihli ve 2014/450 Esas, 2018/591 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesine göre verildiği, sanığın 27.11.2020 tarihli eylemini zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 27.11.2020 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "düşme" kararı verilip Tavşanlı 2.Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. Mahkemesince "düşme" kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2021/604 Esas, 2021/810 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 10.03.2022 tarihli ve 2022/483 Esas, 2022/545 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2021 tarihli ve 2021/243 Esas, 2021/436 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesin uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.