İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14539 K.2025/3973

Hükümlünün 17.05.2013 tarihli eylemi hakkında ile. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasın ile cezalandırılmasına karar…

Esas2024/14539Karar2025/3973Tarih15 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.295 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/14539 E., 2025/3973 K.

Karar tarihi
15 Mayıs 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2016/1218 E., 2017/150 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
Mahkumiyet
Tebliğname görüşü
İlgili kararların kanun yararına bozulması

Karar Detayı

1.295 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Hükümlünün 17.05.2013 tarihli eylemi hakkında ile. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasın ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 07.04.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 08.05.2023 tarihli ve 2022/13541 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55621 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin. “Aynı suçtan adı geçen sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bakırköy

18. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/12/2013 tarihli ve 2013/649 Esas, 2013/505 sayılı kararının 17/01/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetimli serbestlik kurallarını ihlal ettiğine dair Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan ihbar üzerine anılan Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy

51. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2014 tarihli ve 2014/506 Esas, 2014/204 sayılı kararının 02/12/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 20/09/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy

51. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/10/2016 tarihli ve 2014/506 Esas, 2014/204 sayılı ek kararını kapsayan dosyalar incelendi. Dosyalar kapsamına göre. Küçükçekmece 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/03/2014 tarihli ve 2013/1021 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 17/05/2013 iddianame düzenleme tarihinin ise 18/11/2013 olduğu, Bakırköy

18. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/12/2013 tarihli ve 2013/649 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 19/05/2013, iddianame düzenleme tarihinin 22/07/2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından,

dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1218 Esas ve 2017/150 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde. Hükümlü hakkında, 17.05.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2013 tarihli ve 2013/46677 Soruşturma, 2013/14575 Esas, 2013/8140 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 9. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Küçükçekmece

9. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.03.2014 tarihli ve 2013/1021 Esas, 2014/657 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve kararın 14.04.2014 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Küçükçekmece

20. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/1975 Esas, 2015/323 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 02.04.2015 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde 20.09.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar olunması üzerine, Küçükçekmece

20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli ve 2016/1218 Esas ve 2017/150 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın 07.04.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Dosya arasına alınan Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/506 Esas, 2014/204 Karar sayılı Ek kararına ilişkin dava dosyasının incelenmesinde.

Hükümlü hakkında, 19.05.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 22.07.2013 tarihli ve 2013/54520 Soruşturma, 2013/30809 Esas, 2013/12090 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 18. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bakırköy

18. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.12.2013 tarihli ve 2013/649 Esas, 2013/505 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ve kararın 17.01.2014 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Bakırköy

51. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2014 tarihli ve 2014/506 Esas, 2014/204 Karar sayılı kararı ile 10 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 02.12.2014 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde 20.09.2015 tarihinde kasıtlı suç işlediğinin ihbar olunması üzerine, Bakırköy

51. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2016 tarihli ve 2014/506 Esas, 2014/204 Karar sayılı Ek kararı ile hükmün açıklanmasıyla 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezasına karar verildiği, kararın 03.03.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Dosyalar kapsamına göre. Bakırköy

18. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.12.2013 tarihli ve 2013/649 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 19.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 22.07.2013 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde olsa da.

17.05.2013 tarihli eyleme ilişkin. Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2017 tarihli ve 2016/1218 Esas ve 2017/150 Karar sayılı dava dosyasında sanığın yokluğunda hükmün açıklanması ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, tebligatı yapılan duruşma davetiyesinin.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi gereğince usulsüz tebliğ edildiği, ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek,

belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye usulüne uygun tebliğ edilmeden ya da sanık dinlenmeden mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. 19.05.2013 tarihli eyleme ilişkin, Bakırköy

9. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.12.2013 tarihlinde hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın sanığın yokluğunda karar verildiği, tebliğ mazbatasının dosya arasında ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminde bulunmadığından kesinleşmenin usulüne uygun olup olmadığının denetlenemediği, Bakırköy

51. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleştikten sonra yeniden suç işlediğinin ihbar olunması üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek,

belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye usulüne uygun tebliğ edilmeden ya da sanık dinlenmeden tensiben mahkûmiyet kararı verildiği, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesinin "kendisine tebligat yapılacak kimseler gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber,

adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir.

İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.'' şeklinde düzenlendiği, sanığın yokluğunda verilen 14.10.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın, anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ evrakında, bilgisine başvurulan ve haber verilen komşunun imzadan imtina hakkı bulunmakta ise de, isimden imtina hakkı bulunmadığı,

buna göre, sanığın yokluğunda verilen kararın tebliğine ilişkin tebligat parçasında, muhatabın adreste taşındığı yönünde bilgi veren ve haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair kendisine haber verilen kişinin isim ve imzasının yer almadığı gibi, imzadan çekinme nedeninin de belirtilmediği, kaldı ki sanığın adresten taşındığı yönünde bilgi verdiği, bu sebeplerle tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri hususunda Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına oy birliğiyle TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Değerlendirme Ve Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/14539
Karar No
2025/3973
Tarih
15 Mayıs 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14535 K.2025/3407
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14483 K.2025/1958
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14448 K.2025/1013
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14445 K.2025/1017
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14441 K.2025/704
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14434 K.2025/382

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.