İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14554 Karar: 2025/3966 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14554 K.2025/3966

8. Ceza Dairesi 2024/14554 E. , 2025/3966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1100 E., 2019/349 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14554 E. , 2025/3966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1100 E., 2019/349 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14554 E. , 2025/3966 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1100 E., 2019/349 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma İNCELEME KONUSU KARAR : Değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itirazın reddi kararı ile 03.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/3831 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54744 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.", 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki ve 191/5. maddesinde, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemelerin yer aldığı, Somut olayda, adı geçen şüphelinin evvelce 14/06/2016 ve 10/07/2016 tarihinde işlemiş olduğu aynı neviden bir başka suç sebebiyle Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2016 tarihli ve 2016/20211 soruşturma, 2016/1002 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın verilmesini müteakip şüphelinin 23/12/2020 tarihinde aynı neviden suç işlemesi üzerine Şanlıurfa 2. Çocuk Mahkemesinin 2021/144 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği, Şüphelinin inceleme konusu 18/03/2018 tarihli uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 09/11/2018 tarihli ve 2018/36081 soruşturma, 2018/10533 Esas, 2018/2509 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/07/2019 tarihli kararıyla eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma eylemi olarak kabulü ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiği anlaşılmakla, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 29/11/2016 tarihli ve 2016/20211 soruşturma, 2016/1002 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olan 18/03/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak fiilinin ayrı bir suç oluşturmadığı, ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı dikkate alınarak ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Sanığın 18.03.2018 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2018 tarihli ve 2018/36081 Soruşturma, 2018/10533 Esas, 2018/2509 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 188/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.07.2019 tarihli ve 2018/1100 Esas, 2019/349 Karar sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Dava dosyası arasında bulunan Şanlıurfa 2. Çocuk Mahkemesinin 2021/144 Esas sayılı yargılaması devam eden dava dosyasının incelenmesinde: 1. Sanık hakkında, 14.06.2016 ve 10.07.2016 tarihlerinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2016 tarihli ve 2016/20211 Soruşturma, 2016/1002 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının üç yıl süre ile ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 26.01.2017 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği, 2. Sanığın 23.12.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturcu kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2021 tarihli ve 2016/20211 Soruşturma, 2016/5130 Esas, 2016/335 sayılı iddianamesi ile Şanlıurfa 2. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu, Anlaşılmıştır. C. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin sekizinci fıkrasında; "Bu Kanun'un; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." şeklindeki düzenleme gereğince, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan açılmış olan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve aynı Kanun'un 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle mahkemece 5237 Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2-3. maddeleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlâli niteliğinde görülüyorsa, düşme kararı verilerek Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulması gerektiğinden, Somut olayda, sanık hakkında, evvelce 14.06.2016 ve 10.07.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinden yapılan soruşturma sonucunda Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2016 tarihli ve 2016/20211 Soruşturma, 2016/1002 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının kesinleşmesinden sonra, inceleme konusu 18.03.2018 tarihli eylemi nedeniyle "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaati ile Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın itiraz üzerine kesinleştiği, Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2018 tarihli kararına konu 14.06.2016 ve 10.07.2016 tarihli eylemler hakkında, sanık hakkında verilen önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın ihlâli niteliğinde olduğu, söz konusu suç ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağından 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile zincirleme suç hükümleri de gözetilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi için Şanlıurfa 2. Çocuk Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yarraına bozma isteminin KABULÜNE, B. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.07.2019 tarihli ve 2018/1100 Esas, 2019/349 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla