Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14561 E. , 2025/3837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/404 E. 2021/424 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2019 ta
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14561 E. , 2025/3837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/404 E. 2021/424 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli, 2019/404 Esas, 2021/424 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezasına, daha önce İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 2019/22 Esas, 2020/370 Karar sayılı dava dosyasından almış olduğu 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının iş bu dava dosyasından aldığı cezasından mahsubu yapılmasına karar verildiği, kararın, 03.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/19817 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57948 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 12/03/2020 tarihli ve 2019/22 esas, 2020/370 sayılı kararıyla sanığın uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkum olduğu 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan kararın itiraz edilmeksizin 01/07/2020 tarihinde kesinleştiği, İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 12/03/2020 tarihli ve 2019/22 esas, 2020/370 karar sayılı dosyasında suç tarihinin 21/05/2017, iddianame düzenlenme tarihinin 10/01/2019 olduğu, inceleme konusu dosyada ise suç tarihinin 10/02/2019, iddianame düzenlenme tarihinin 18/06/2019 olduğu tespit edilerek eylemlerin zincirleme suç kapsamında kaldığı gerekçesiyle mahsup kararı verildiği anlaşılmakla, henüz hukuken varlık kazanmayan cezanın mahsup edilemeyeceği gözetilmeden, belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasından 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının mahsubu suretiyle eksik ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında, 10.02.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2019 tarihli ve 2019/55123 Soruşturma, 2019/21108 Esas, 2019/14820 sayılı iddianamesi ile Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.11.2021 tarihli ve 2019/404 Esas, 2021/414 Karar sayılı kararı ile, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/22 Esas, 2020/370 Karar sayılı dava dosyasından almış olduğu cezasının mahsubuna karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 03.01.2022 tarihinde kesinleştiği, B. İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/22 Esas, 2020/370 Karar sayılı kararının incelenmesinde; hükümlü hakkında, 21.05.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2017 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, hükümlünün erteleme süresi içerisinde tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2019 tarihli iddianamesi ile İstanbul 1. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/22 Esas, 2020/370 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1, ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 01.07.2021 tarihinde kesinleştiği Anlaşılmıştır. C.Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Dosya kapsamına göre yapılan incelemede; Kanun yararına bozmaya konu dava dosyasının, suç tarihinin 10.02.2019, iddianame tarihinin 18.06.2019 olduğu, İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/22 Esas, 2020/370 Karar sayılı dosyasında ise; suç tarihinin 21.05.2017 ve iddianame tarihinin 10.01.2019 olduğu, bu durumda, 10.02.2010 tarihli suçun 10.01.2019 tarihli ilk iddianamenin düzenlenmesinden sonra işlendiği dikkate alındığında eylemler arasında hukuki kesinti bulunduğu, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olamayacağı ancak eylemlerin zincirleme suç olduğunun tespit edilmesi halinde, hükmedilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılarak diğer eylem nedeniyle verilen hapis cezasının mahsubu ile aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerekmekte ise de; İstanbul 1. Çocuk Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/22 Esas, 2020/370 Karar sayılı kararı ile hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu ceza, henüz ortada hukuki sonuç doğuran bir mahkûmiyet hükmü olmaması nedeniyle mahsuba konu edilemeyeceğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2019/404 Esas, 2021/424 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi. ...