İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14638 Karar: 2025/7868 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14638 K.2025/7868

8. Ceza Dairesi 2024/14638 E. , 2025/7868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/428 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet B

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14638 E. , 2025/7868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/428 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet B

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14638 E. , 2025/7868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/428 D.İş SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2010 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli 2022/428 Değişik İş sayılı kararı ile kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının kaldırılmasına karar verildiği, kararın 05.12.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/34193 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60923 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/12/2012 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 14/04/2011 tarihli ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olduğu, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 03/12/2020 tarihli ve 2020/4267 esas, 2020/8564 sayılı kararında yer verilen "..Sanık hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının kesinleştiği 08/02/2010 tarihi ile ihlal sonrası dosyanın tensibinin yapıldığı 28/12/2012 tarihleri arasındaki zamanaşımının durma süreleri dikkate alındığında..." şeklindeki açıklama nazara alındığında, Sanığın 11/08/2009 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan yargılama sonucunda hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/12/2012 tarihli kararının itiraz edilmeden 16/01/2013 tarihinde kesinleştiği, adı geçen sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 16/10/2018 tarihli ve 2017/5147 DS sayılı kararı ile yükümlüye ait dosyanın kapatılmasına karar verildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 16/01/2013 tarihi ile dosyanın ele alındığı 02/11/2018 tensip tarihi arasında zamanaşımının durduğu, sanığın eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olacağı, bu haliyle suç tarihi olan 11/08/2009 tarihi ile hüküm tarihi (04/11/2022) arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durma süreleri de eklendiğinde dolmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 11.08.2009 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 11.02.2010 tarihli ve 2010/860 Soruşturma,2010/2618 Esas, 2010/1667 sayılı iddianamesi ile Beyoğlu Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Beyoğlu 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.02.2010 tarihli ve 2010/195 Esas, 2010/331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 26.03.2010 tarihinde kesinleştiği, C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.12.2012 tarihli ve 2012/170 Esas, 2012/1902 Karar sayılı kararı ile tekrar tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 16.01.2013 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın yine tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli ve 2018/735 Esas, 2022/580 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62., 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, E. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı sanık müdafii tarafından zaman aşımı süresinin dolduğu ve düşme kararı verilmesi gerektiği belirtilerek itirazda bulunulduğu, İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli ve 2022/428 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak itirazın kabulüne ve hükmün kaldırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır. F. Sanığın 11.08.2009 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan yargılama sonucunda hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.12.2012 tarihli kararının 16.01.2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlüye ait dosyanın kapatılmasına karar verildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 16.01.2013 tarihi ile dosyanın mahkemesince tekrar ele alındığı 02.11.2018 tensip tarihi arasında zamanaşımının durduğu, sanığın eylemine uyan suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 66/2. maddeleri gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, bu haliyle suç tarihi olan 11.08.2009 tarihi ile hüküm tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durma süreleri de eklendiğinde dolmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli ve 2022/428 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla