İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14660 Karar: 2025/8948 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14660 K.2025/8948

8. Ceza Dairesi 2024/14660 E. , 2025/8948 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E. 2022/114 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşürülmesine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14660 E. , 2025/8948 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E. 2022/114 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşürülmesine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14660 E. , 2025/8948 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/230 E. 2022/114 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının düşürülmesine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/230 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararın 16.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/25386 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60850 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki düzenleme ile 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8. maddesinde yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında, Somut olayda, sanık hakkında 09/03/2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi kapsamında evvelce ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23/09/2020 tarihli ve 2020/124295 soruşturma, 2020/5444 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunduğu, 09/03/2021 tarihli ihlal niteliğinde kabul edilen bu eylem nedeniyle kovuşturma yapılamayacağı, ihbarda bulunulması gerektiğinden bahisle düşme kararı verilmiş ise de, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 31/05/2021 tarihli ve 2021/83866 soruşturma, 2021/24638 esas, 2021/6062 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi gereğince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu ancak kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında düşme kararı verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23/09/2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ise sanığın 30/01/2019 tarihinde işlediği 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçunu kapsadığı anlaşılmakla, 09/03/2021 tarihli eylemin ihlal niteliğinde olmadığı gibi sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 09.03.2021 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2021 tarihli ve 2021/83866 Soruşturma, 2021/24638 Esas, 2021/6062 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi gereğince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/230 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu ancak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2020 tarihli ve 2020/124295 Soruşturma, 2020/5444 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunduğu, 09.03.2021 tarihli ihlal niteliğinde olduğundan kovuşturma yapılamayacağı, ihbarda bulunulması gerektiği belirtilerek düşme kararı verildiği, kararın 16.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, B. Şüphelinin 31.01.2019 tarihli 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) muhalefet suçu sebebi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2020 tarihli ve 2020/124295 Soruşturma, 2020/5444 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar verildiği, Anlaşılmıştır. C. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesin de, 188. veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191/9. maddesinde ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu dikkate alındığında; ... Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi gereğince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu ancak kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında düşme kararı verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ise sanığın 30.01.2019 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu kapsadığı anlaşılmakla, 09.03.2021 tarihli eylemin ihlal niteliğinde olmadığı gibi sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2021/230 Esas, 2022/114 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla