Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14666 E. , 2025/5513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/611 E., 2015/868 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (ayrı ayrı) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hüküm
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14666 E. , 2025/5513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/611 E., 2015/868 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (ayrı ayrı) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlüler hakkında Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/611 Esas, 2015/868 Karar sayılı kararı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 14.12.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 09.05.2023 tarihli ve 2022/24784 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/56558 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, cezalandırmaya ilişkin kanun maddeleri ve hükmolunan ceza belirlenmeden doğrudan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için önce bir cezanın belirlenerek bir mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiği cihetle, mahkemesince öncelikle 5271 sayılı Kanun’un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulmasını müteakip, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrası uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheliler hakkında, 09.09.2010 tarihinde işledikleri kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2010 tarihli ve 2010/45797 Soruşturma, 2010/22918 Esas, 2010/10801 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarihli ve 2010/1816 Esas, 2011/2963 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmalarına karar verildiği, kararın kesinleşmesini takiben ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranmadıklarının bildirilmesi üzerine, Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.09.2012 tarihli ve 2010/1816 Esas, 2011/2963 Ek Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın temyizi ile Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 06.07.2015 tarihli ve 2015/2342 Esas, 2015/3057 Karar sayılı ilamı ile 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin sanık lehine olduğu ve değerlendirme yapılması gerektiği belirtilerek bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası yapılan yargılamada Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.10.2015 tarihli ve 2015/611 Esas, 2015/868 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 14.12.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. B. 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, atılı suçtan öncelikli olarak sübut bulan eyleme ilişkin lehe olan hükümler de gözetilmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi gereğince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesindeki "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar." ve anılan Kanun'un 232/6. maddesindeki "Hüküm fıkrasında, 223. maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanıkların denetimli serbestlik süresi içerisinde yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yeniden suç işlemek suretiyle mahkûm olduğu takdirde mahkemenin açıklanmasını geri bıraktığı hükmü açıklayacağı, bu hâlde hükmün açıklanabilmesi için bir cezanın belirlenerek bir hüküm kurulması gerektiği, öncelikle mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesi uyarınca denetime imkân verecek biçimde bir hüküm kurulması, ardından sanıklar hakkında daha önce Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarihli kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve ihlâl üzerine yargılama yapıldığı hususu da dikkate alınarak, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/3. maddesi uyarınca yargılamaya devam edilerek sonucuna göre genel hükümler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/611 Esas, 2015/868 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.