Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14682 E. , 2025/8657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/1414 E. 2010/717 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı T
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14682 E. , 2025/8657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2009/1414 E. 2010/717 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2005 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 404/2. ve 36. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2010 tarihli, 2009/1414 Esas, 2010/717 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 23.07.2015 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/20616 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54017 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; somut olayda, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına ilişkin verilen İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/12/2007 tarihli ve 2007/224 esas, 2007/794 sayılı kararının 16/01/2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkartılan çağrı yazısı tebligatının sanığın bilinen son adresinde 28/02/2008 tarihinde yeğeni ... 'na tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında sanığın ceza infaz kurumu giriş bilgileri incelendiğinde 10/01/20 07... /12/2009 tarihleri arasında ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, bu minvalde 25/02/2008 tarihli uyarılı çağrı yazısı tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve denetim süresinin başlayamayacağı cihetle, sanık hakkında denetimin ihlal edilmesi sebebiyle mahkumiyet kararı verilmesinde, Kabule göre de; İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2006 tarihli kısa kararıyla sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1-2-3-4-5. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına hükmedildiği ancak gerekçeli kararda ise sanık hakkında yalnızca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, bu suretle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasında, İsabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 20.03.2005 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2005 tarih, 2005/18424 Soruşturma, 2005/7356 Esas, ... numaralı iddianamesi ile İzmir Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2006 tarihli ve 2005/354 Esas, 2006/575 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 17.10.2006 tarihinde kesinleştiği, mahkemesince hüküm fıkrasının gerekçe kısmında kısa kararda olan "1 yıl hapis cezası ile cezalandırılması" kısmının eklenmesine ilişkin aynı mahkemenin 24.11.2006 tarihli ve 2005/354 Esas, 2006/575 Karar sayılı ek kararının 18.12.2006 tarihinde kesinleştiği, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının uyarlama talebi üzerine yapılan uyarlama yargılaması sonucunda İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2007 tarihli ve 2007/224 Esas, 2007/794 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, kararın infazı sırasında, sanığın çağrı yapılmasına rağmen denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine yapılan yargılamada İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2010 tarihli ve 2009/1414 Esas, 2010/717 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın itiraz üzerine incelenmesi sonucu 23.07.2015 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan "Mevkuf ve mahkûmlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." hükmü ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder.(2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır.(3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir.(4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." ve 5271 sayılı Kanun'un 35/3. maddesinde yer alan "İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" şeklindeki ve 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesinde yer alan "(1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına ilişkin verilen İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2007 tarihli ve 2007/224 Esas, 2007/794 Karar sayılı kararının 16.01.2008 tarihinde kesinleşmesi ile ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce çıkartılan çağrı yazısı tebligatının sanığın bilinen son adresinde 28.02.2008 tarihinde yeğeni ... 'na tebliğ edildiği, sanığın ceza infaz kurumu giriş bilgileri incelendiğinde 10.01.20 07... .12.2009 tarihleri arasında ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu, 25.02.2008 tarihli uyarılı çağrı yazısı tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve denetim süresinin başlayamayacağı, sanık hakkında denetimin ihlal edilmesi sebebiyle mahkumiyet kararı verilmesi, C. Kabule göre ise; İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2006 tarihli kısa kararıyla sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı, 5237 sayılı Kanun’un 191/1-2-3-4-5. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği ancak gerekçeli kararda ise sanık hakkında yalnızca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verildiği, bu suretle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2010 tarih ve 2009/1414 Esas, 2010/717 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4 - b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2025 tarihinde karar verildi.