KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/14784 E., 2025/341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli, 2015/536 Esas ve 2015/917 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.02.2022 tarihli ve 2019/24440 Esas, 2022/3487 Karar sayılı kararı ile tutanak mümzilerinin usulünce çağrılıp dinlendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş, eksik kovuşturma ile mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli, 2023/321 Esas, 2023/957 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1., 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1., 52/2-4., 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, suçun zamanaşımına uğradığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın aşamalardaki savunmaları, tanık beyanları, olay ve yakalama tutanağı, uzmanlık raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
sanığın 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan silahı taşımak suretiyle atılı suçu işlediğine dair kabulün hukuka uygun olduğu, sanığa yüklenen suçun Kanun maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu dikkate alındığında, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar henüz dolmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Mahkemesince verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/14784, K. 2025/341, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama