KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/14922 E., 2025/340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6136 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli ve 2016/357 Esas, 2016/406 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/7840 Esas ve 2022/1028 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/31 Esas, 2023/806 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2, 53, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın Temyiz İstemleri Hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32. maddesinin uygulanmasının gerektiğine, suçun zamanaşımına uğradığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Sanığın aşamalardaki savunmaları, olay ve yakalama tutanağı, uzmanlık raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği,
sanığın 6136 sayılı Kanun kapsamında bulunan silahı satın almak suretiyle atılı suçu işlediğine dair kabulün hukuka uygun olduğu, sanığa yüklenen suçun Kanun maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu dikkate alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra,
suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar zamanaşımı süresinin henüz gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde, hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle uygulama yapılırken uygulanan kanun ve maddesinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi olarak gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yeri bulunmayan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 283/1. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle aynı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Mersin 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli ve 2023/31 Esas, 2023/806 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği sanık hakkında kurulan hükümde kazanılmış
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/14922, K. 2025/340, 14 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama