Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/15162 E. , 2025/7275 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2821 E., 2023/2778 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/15162 E. , 2025/7275 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2821 E., 2023/2778 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2022/288 Esas, 2023/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52, 53, 54, 58, 55... . maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.12.2023 tarihli ve 2023/2821 Esas, 2023/2778 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Sanık hakkında, yerel mahkemece ceza tertibine gidilirken ceza hukukunun evrensel normlarına uyulmadığı, cezanın şahsileştirilmesi prensiplerine aykırı hareket edildiği, suçun manevi unsuru olan kastın bulunmadığı, arama işleminin hukuka aykırı olduğu ve bu arama sonucu elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı, ikamette ele geçirildiği iddia edilen uyuşturucu maddeler ile sanık arasında bağlantı kurulamadığı, ele geçen maddeler üzerinde yapılan parmak izi incelemesinde sanığa ait ize rastlanmadığı, telefon incelemesinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair herhangi bir bulguya ulaşılamadığı, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığı, sanık aleyhine mahkûmiyete yol açacak, açık, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay tarihinde kolluk güçlerine gelen ihbar üzerine, dava dosyası tefrik edilen sanık Kamuran’ın ikametinde yapılan aramada paketlenmiş uyuşturucu maddeler ile paketlemede kullanılan zımba ile zımba teli ve kira kontratının ele geçirildiği, sanığın arama yapılan evi kiraladığı böylece sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların telefon iceleme kayıtları, ev arama tutanağının içeriği ve toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, uyuşturucu madde ticareti ile ilgili kriminal raporlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, dava dosyası kapsamında usulüne uygun olarak alınan arama-el koyma kararına istinaden delil elde edildiği, sanığın adli sicil kaydından anlaşılan suç işleme eğilimi ve kişiliği ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, lehe hükümlerin Mahkeme'nin takdir yetkisi kapsamında yerinde, yeterli ve kanuni gerekçeyle uygulanmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 18.12.2023 tarihli ve 2023/2821 Esas, 2023/2778 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.