İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/16861 Karar: 2024/5649 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/16861 K.2024/5649

8. Ceza Dairesi 2024/16861 E. , 2024/5649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2707 E., 2020/3603 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üz

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/16861 E. , 2024/5649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2707 E., 2020/3603 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üz

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/16861 E. , 2024/5649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2707 E., 2020/3603 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2017 tarihli iddianamesiyle sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında başka suçla birlikte 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.09.2018 tarihli ve 2017/384 Esas, 2018/467 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi (sanıklar ... ve ... hakkında) uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2017/384 Esas, 2018/467 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ..., ..., ... müdafii ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi' nin 12.12.2018 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi' nin 12.12.2018 tarihli bozma kararı üzerine sanıklar ..., ..., ... ve sanık ... hakkındaki dava Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/716 Esasına kaydedilmiştir. 5. Sanıklar ..., ..., ..., ... ... hakkındaAdana Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2017 tarihli iddianamesiyle 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile açılan kamu davasında, Adana 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2019 tarihli ve 2017/524 Esas, 2019/14 Karar sayılı kararıyla; "Sanıklar ..., ..., ... ... ve ... hakkında 6136 sayılı yasanın 13/2 maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle açılan davada iddianamede belirtilen CZ marka 40227 seri numaralı 9 mm çapındaki tam otomatik tabancanın, mahkememizin 2018/716 esasında görülmekte olan 28/05/2017 tarihinde işlendiği iddia olunan kasten yaralama olayında kullanıldığının belirtilmesi dikkate alınarak 6136 sayılı yasa kapsamındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle bu dosyanın 2018/716 esas sayılı dosya ile BİRLEŞTİRİLMESİNE...." karar verilmiştir. 6. Birleştirilerek görülen davada Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli, 2018/716 Esas, 2019/353 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... hakkında 6136 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi (sanıklar ... ve ... hakkında) uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 10 ay hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında aleyhe değiştirme yasağının uygulanmamasına karar verilmiştir. 7. Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2020 tarih ve 2019/2707 Esas, 2020/3603 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ... ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... ...' ın temyiz sebepleri; sübuta, suça konu silah ve mermilerin kendisine ait olmadığına, cezalandırılmaya yeterli somut delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; aleyhe değiştirme yasağına aykırı karar verildiğine, sanığın suçun faili olduğuna ilişkin kesin bir delil bulunmadığına, aşamalarda değişen ve çelişen müşteki beyanları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil olmadığına, şüpheye dayalı hüküm kurulduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulmasına, lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına ilişkindir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğuna, müştekinin çelişkili ifadelerine dayalı olarak karar verildiğine, suça konu silahların sanığa ait olmadığına, sanığın isnat edilen suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğuna, müştekinin çelişkili ifadelerine dayalı olarak karar verildiğine, suça konu silahların sanığa ait olmadığına, sanığın isnat edilen suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğuna, müştekinin çelişkili ifadelerine dayalı olarak karar verildiğine, suça konu silahların sanığa ait olmadığına, sanığın isnat edilen suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanıklar ..., ..., ... ve ...' ın suç tarihinde cadde üzerinde yürüyen mağdur ...' ın yanına araçla gelerek yanlarında getirdikleri silahlarla ateş ettikleri, sanıkların fikir ve ... birliği içinde hareket ederek mağdur ...' ı kasten yaraladıkları ve olay yerinde bulunan mağdur ...'ı olası kastla yaraladıkları ve kaçtıkları, bu olaydan bir gün sonra başka bir olay nedeniyle sanık ...' ın işyerinde ve ona bitişik evinde arama yapılmak üzere gidildiğinde, sanıklar ..., ... ve ...' in polisleri görünce kaçmaya başladıkları ve ellerinde bulunan poşet içerisindeki tabanca ve fişekleri çevrede bulunan evlerin damlarına attıkları, ele geçen silahlardan CZ marka tabancanın bir önceki gün gerçekleşen yaralama olayında kullanıldığının tespit edildiği, sanıkların bu şekilde yaralama ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre, A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü; İlk derece mahkemesince;"... 28/05/2017 günü, saat 01:00 sıralarında, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın, ... Mahallesi ... ... Yağ caddesi üzerinde yürüyen mağdur ...'a, fikir ve ... birliği içinde av tüfekleri ve tabancalarla ateş ettikleri, mağdur ...'ın basit tıbbi müdahaleyle giderilemez şekilde yaralandığı, mağdur ...'a yönelik eylemleri sırasında orada babasına ait manav tezgahında bekleyen 18 yaşından küçük mağdur ...'ın da karın bölgesinden basit tıbbi müdahaleyle giderilemez şekilde yaralandığı, mağdur ...'ın hazırlık aşamasındaki beyanına göre 6136 sayılı Kanun'un 13/2 maddesi kapsamındaki tam otomatik tabancayı kullanan kişinin, sanık ... olduğunun kesin olduğu, sanık ...'ın suçta kullandığı bu tabancanın, sanık ...'ın ikametinde yapılan aramada ikametin damından kaçan sanıklar ..., ... ve ...'in kovalanması neticesinde ele geçirildiği, sanık ...'ın ikametinin damında yapılan aramada 6136 sayılı Kanun'un 13/1 maddesi kapsamında olan Glock ve Baretta marka iki adet tabanca daha ele geçirildiği, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in bu tabancaları taşıma ve bulundurma hususunda fikir ve ... birliği içerisinde oldukları anlaşılmakla sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilerek hüküm kurulmuştur. ...Sanıklar ..., ... ve ...'ın, olayda kullandıkları ateşli silah tespit edilemese de sanıkların, CZ marka silahı kullanan diğer sanık ...'la fikir ve ... birliği içinde ateşli silahla yaralama eylemine iştirak ettikleri, bu sanıkların ikisinin av tüfeği, birinin de tabanca kullandığı sabittir. Sanık ...'ın kullandığı CZ marka silaha ait 30 adet boş kovan ele geçirilmesi dikkate alındığında, olay esnasında, mağdur ...'ın dikkatinin, çok sayıda ateş eden sanık ...'a yöneldiği, bu nedenle diğer sanıkların, hangi ateşli silahı kullandıklarına dair bir gözlemi olamayacağı kanaatine varılmıştır. ...Sanık ...'ın suçta kullandığı CZ marka 40027 seri numaralı tabanca, 6136 sayılı Kanun'un 12/4 maddesinde belirtilen silahlardan olduğundan sanık ...'ın 6136 sayılı Kanun'un 13/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'ın suçta kullandığı bu tabanca, 29/05/2017 günü sanık ...'ın ikametinin damında yapılan aramada diğer ruhsatsız tabancalarla birlikte ele geçirildiğinden, bu tabancaları ikametinde bulunduran sanık ... ile bu tabancaları kovalamaca sonucu siyah poşet içerisinde atan sanık ... ve bu sanıklarla birlikte fikir ve ... birliği içerisinde hareket edip ikametin damında bulunan, polis ekiplerinin gelmesiyle kaçan ve av tüfeklerini damdan aşağı atan sanıklar ... ve ...'in de yine 6136 sayılı Kanun'un 13/2 maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilerek hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçeyle sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde; "...Sanıklardan elde edilen ancak suçta kullanıldığı tespit edilemeyen ve ruhsatsız olan Adli Emanetin 2017/6749 sırasına kayıtlı 8 adet av tüfeğinin ve eklerinin 2521 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere idareye teslimi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde müsaderelerine karar verilmesi, Hukuka aykırı ve istinaf istemleri bu yönden yerinde ise de; bu aykırılıkların 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a-d maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğu, Yukarıda eleşirilip aşağıda düzeltme yapılan hususlar dışında; soruşturma ve kovuşturma sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, delillerin değerlendirilmesi, sübut, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı, olay tarihinde başka bir olay nedeniyle sanık ...'ın iş yerinde ve ona bitişik evinde arama yapılması için kolluğun arama kararı doğrultusunda önlem alarak baskın yaptığı, kapının zorla açılarak içeri girildiği sırada bir kısım sanıkların çatıdan kaçmaya çalıştıkları, bazılarının saklandığı, sanıkların ellerindeki silahların ele geçirilmemesi için çaba sarfettikleri ancak kriminal rapora göre bir tam otomatik (CZ 4227), iki yarı otomatik tabanca ile 8 adet av tüfeği ve eklerinin ele geçtiği, baskın sırasında sanık ...'ın olay yerinde olmadığı, ancak baskından bir gün önce mağdur ...'ın ve ...'ın yaralanması olayında (CZ 4227) numaralı silahı bizzat kullandığının mağdur ... tarafından soruşturma aşamasında beyan edildiği gözetildiğinde, sanıkların mahkumiyetine karar verilmesinin yerinde olduğu, sair istinaf nedenlerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmakla, 1.Hükmün (G-5.) fıkrasında yer alan "TCK'nun 54/1 maddesi gereğince ZORALIMINA, " ibaresi çıkartılarak yerine, "2521 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre işlem yapılması için idareye teslimine" ibaresinin yazılması.suretiyle..." hukuka aykırılıkların düzeltilerek istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede, 1. Dava dosyası içeriği, sanıkların aşamalardaki savunmaları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ... ...'ın, sübuta, suça konu silah ve mermilerin kendisine ait olmadığına, cezalandırılmaya yeterli somut delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin, kararın usul ve kanun hükümlerine aykırı olduğuna, müştekinin çelişkili ifadelerine dayalı olarak karar verildiğine, suça konu silahların sanığa ait olmadığına, sanığın isnat edilen suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede, 1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin, sanığın suçun faili olduğuna ilişkin kesin bir delil bulunmadığına, aşamalarda değişen ve çelişen müşteki beyanları dışında sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil olmadığına, şüpheye dayalı hüküm kurulduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Dosya kapsamına göre Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi' nin 12.12.2018 tarihli bozma kararından sonra yapılan yargılamada sanıklar ..., ... ..., ... ... ve ... hakkında 03.08.2017 tarih ve 2017/11986 numaralı iddianame ile 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre cezalandırılmaları talebiyle açılan davanın birleştirilmesine karar verildiği, sanık ... hakkında ise iddianameye konu 6136 sayılı Kanun' un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık suçundan dava açılmadığı, bozma kararından önce sanığın üzerine atılı suçtan dolayı 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükme karşı sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hükmün bozulduğu sabit olmasına rağmen, bozma sonrası, 5271 Kanunun 283 maddesine aykırı şekilde, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır cezaya hükmedilerek sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... , ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 31.12.2020 tarih ve 2019/2707 Esas, 2020/3603 Karar sayılı kararında sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede, Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 31.12.2020 tarih ve 2019/2707 Esas, 2020/3603 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun' un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname' ye uygun olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adana 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla