KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/17148 E., 2025/2304 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 20 Mart 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/438 E., 2022/733 K.
- Suç
- Hükümlü veya tutuklunun kaçması
- Karar
- Mahkumiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Denizli 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 292/1, 62/1 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 09.12.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/29646 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22307 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/22307 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193/2. maddesinde yer alan "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, anılan suçtan dolayı sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un "Sanığın duruşmada hazır bulunmaması" başlıklı 193. maddesi;
"(1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.
(2) (Ek: 25/5/2005 - 5353/28 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
2. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde, hükümlü hakkında, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan yapılan yargılamada, kovuşturma aşamasında hükümlünün duruşmalara celp edilmeden, diyecekleri sorulup savunması alınmadan yokluğunda mahkumiyetine karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/17148, K. 2025/2304, 20 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama