İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17262 K.2024/4926

Mağdur ...'ın şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdurun kamu davasında katılan sıfatının olmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı…

Esas2024/17262Karar2024/4926Tarih6 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.213 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/17262 E., 2024/4926 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Haziran 2024
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2014/272 E. 2015/556 K.
Suçlar
Eziyet, suçu bildirmeme
Hükümler
Beraat
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.213 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Mağdur ...'ın şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdurun kamu davasında katılan sıfatının olmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,

hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen.

“Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, 19.01.2016 tarihli ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan Bakanlık ve katılan ... vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. a. Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ... hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin birinci fıkrası, b. Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 04.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... hakkında suçu bildirmeme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 278 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır. 2. Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli kararı ile sanıklar ..., ... hakkında eziyet suçundan, sanıklar ... hakkında suçu bildirmeme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği

Sanıkların suçunun sabit olduğuna ilişkindir.

B. Katılan ... vekilinin temyiz isteği

Sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Dava konusu olay, sanıklar..., ...'in çalıştığı bakım merkezinde kalan katılan ... ve mağdurlar ... ve ...'ya yönelik eziyet suçunu işleyip işlemedikleri iddiasına ilişkindir.

2. Mağdur ...'nin hafif derecede mental retardasyon rahatsızlığının olduğu, %50 kalıcı olduğu, mağdur ...'nın geçirdiği trafik kazası nedeniyle vücut fonksiyon kaybının %38 olduğu, katılan ...'nun şizoafektif bozukluğunun bulunduğu, bir kısım ihtiyaçlarını gidermede kısmen bağımlı olduğunun tespit edildiği belirlenmiştir.

3. a. 19.09.2013 tarihinde bakım merkezinde çalışan hemşire ... ve psikolog Belkıs'ın mağdure ...'nin ilaçlarını verdikleri sırada kollarında morluk olduğunu görmeleri üzerine bakım merkezi yönetimine bir dilekçe vererek, psikolog tarafından yapılan görüşmede bu morluğun bakım merkezinde çalışan sanık ... tarafından yapıldığının öğrenildiğinin belirtildiği, bu hususun kollukta alınan beyanında mağdur ... tarafından doğrulandığı halde kovuşturma aşamasında bakım evinde hiç kimseden kötü muamele görmediğini ifade ettiği belirlenmiştir.

b.

Mağdur ...'nın 24.05.2013 tarihinde Alo 183'ü arayarak kalmakta olduğu bakım merkezinde şiddet gördüğünü beyan etmesi üzerine sosyal çalışmacıların bakımevine giderek mağdurla gerçekleştirdikleri görüşmede, 23.05.2013 tarihinde bakım merkezi çalışanı ...'in sağlık kurulu raporu için kendisini hastaneye götürmesine karşı çıkması üzerine boğazına sıkıp yere yatırdığını ve zorla arabaya götürüp tekmeyle arabaya bindirdiğini ifade ettiği, mağdurun oda arkadaşının sanığın boğazına sarılıp mağduru vurduğunu, kolundan tutup zorla arabaya bindirdiğini belirterek bu hususu doğruladığı,

sanığın savunmasında, arabaya binme konusunda yardımcı olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, mağdurun kovuşturma aşamasında soruşturma aşamasında alınan beyanının aksine sanığın olay günü kendisine vurmadığını, hastaneye gitmek istemediği için ceketinden tutup araca bindirdiğini ifade ettiği belirlenmiştir.

c. Psikolog Hakan beyanında, katılan ... ile yaptığı görüşme sırasında katılanın kollarında ve bacaklarında büyükçe morluklar gördüğünü, bunu kimin yaptığını sorduğunda ...'ın yaptığını söylediğini ifade ettiği, katılan ifadesinde, banyoya girdiği için sanıkların kendisine kötü davrandıklarını belirttiği, sanıkların savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmediklerini ifade ettikleri belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanıklar..., ... hakkında eziyet suçundan kurulan hükümler yönünden;

Dosyada mevcut raporlara göre, katılan ... mağdurların gerek ruhsal gerekse fiziksel olarak bakıma muhtaç oldukları dikkate alındığında, sanıklara isnat olunan suçun 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığından olağan zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilerek yapılan incelemede;

1. Dosyada mağdur ... katılanların doktor raporlarının bulunmaması, mağdurların aşamalarda değişen beyanları, katılan ...'nun sinir krizi geçirdiği sırada kendisine ve çevreye zarar verdiğine dair anlatımlar, sanıkların atılı suçlamayı kabul etmemeleri ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birilikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekili ve katılan ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ... ve ... hakkında suçu bildirmeme suçundan kurulan hükümler yönünden;

1. Sanıklar ... ve ...'ın eylemleri için ise aynı Kanun'un 278 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık ...'in savunmasının alındığı 13.05.2015 tarihi olduğu, bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR

A. Mağdur ... vekilinin temyiz talebi yönünden

Mağdur ...'ın şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdurun kamu davasında katılan sıfatının olmadığı, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,

hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen.

“Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, 19.01.2016 tarihli ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, mağdur vekilinin temyizinin reddine ilişkin ek kararında mağdur vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar..., ... Hakkında eziyet suçundan kurulan hükümler yönünden;

Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/272 Esas, 2015/556 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık ve... vekilleri tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık ve... vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanıklar ... ve ... hakkında suçu bildirmeme suçundan kurulan hükümler yönünden;

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2014/272 Esas, 2015/556 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık ve... vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/17262, K. 2024/4926, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği
  6. B. Katılan ... vekilinin temyiz isteği
  7. III. Olay Ve Olgular
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. A. Mağdur ... vekilinin temyiz talebi yönünden
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/17262
Karar No
2024/4926
Tarih
6 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17264 K.2024/5469
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17267 K.2024/4992
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17496 K.2024/5470
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17507 K.2024/5269
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17516 K.2024/5270
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17518 K.2024/5306

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.