KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/18232 E., 2025/3115 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1334 Değişik İş
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Hükümlü veya tutuklunun kaçması
- Karar
- İtirazın süre yönünden reddi
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
784 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve 2019/197 Esas, 2022/338 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292/1 , 62/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükme yönelik hükümlü tarafından yapılan itirazın süre yönünden incelenerek reddine dair merci Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2022 tarihli ve 2022/1334
Değişik İş sayılı kararının kesin olmakla aynı tarihte kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1.maddesi uyarınca, 13.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB- 2024/32546 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, ...1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle dosya üzerinden verilen kararda, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı istinaf edebileceği hususunun gösterilmediği gibi karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiyenin de tebliğ edilmediği anlaşılmakla,
sanığın 02/06/2022 tarihli dilekçesi ile yapmış olduğu itirazının süre yönünden kabulü ile genel hükümlere göre yargılama yapılması amacıyla dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un, Basit yargılama usûlü başlıklı 251. maddesinin inceleme konusu ile ilgili bölümleri; "(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. ...
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir." şeklinde düzenlenmişken aynı Kanun'un, Basit yargılama usûlünde itiraz başlıklı 252 nci maddesininin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları; "(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.
...
(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268. maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde hükümleri haizdir.
Aynı Kanun'un, itiraz usulü ve inceleme mercilerini düzenleyen 268 inci maddesinin ilgili bölümleri uyarınca;
"(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır.
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) ..." şeklinde düzenlenmiştir.
2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; hüküm tarihinde ...1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan ...'ın yokluğunda basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle yürütülüp cezalandırılmasına karar verildiği,
ancak kararda, 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı istinaf edebileceği hususunun gösterilmediği gibi karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiyenin de hükümlüye tebliğ edilmediği, dolayısıyla hükümlü tarafından öğrenme üzerine yapılan itirazın süresinde olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu belirlenmiştir.
Böylece itirazı inceleyen merci tarafından 5271 sayılı Kanun'un 252/6.maddesi gereği itirazın süresinde olduğunun tespit edilerek dosyanın genel hükümlere göre duruşma açmak üzere Mahkemesine gönderilmesi gerektiği dikkate alınmadan itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/18232, K. 2025/3115, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama