Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/18259 E. , 2025/3306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1149 D.iş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2023 tari
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/18259 E. , 2025/3306 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1149 D.iş SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2023 tarihli kararı ile şüpheli hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanması için düzenlenen Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2023 tarihli talepnamesinin reddine karar verildiği, Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli 2023/1149 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 309/1.maddesi uyarınca, 13.03.2024 tarihli ve 2023/30318 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34738 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 tarihli ve KYB-2024/34738 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 05/05/2023 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada talepnameye konu ruhsatsız sileh ile birlikte uyuşturucu maddelerin de ele geçirildiği olayda; şüphelinin 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan seri muhakeme usulü uygulanmak suretiyle cezalandırılması istemi ile düzenlenen 25/10/2023 tarihli talepnameye ilişkin olarak Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesince, şüpheli hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/356 esasına kayden kamu davası açıldığı, sanığa atılı her iki suçun da suç tarihlerinin aynı olduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250/11. maddesi gereğince seri muhakeme usulü kapsamındaki 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçu ile anılan kapsama girmeyen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun birlikte işlendiği gerekçesi ile talepnamenin reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 250/11 maddesinde yer alan "suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi halinde seri muhakeme usulü uygulanmaz. Seri Muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, madde metninde yer alan suçların birlikte işlenmiş olması kavramından her iki suçun olay bütünlüğü içerisinde birlikte ve birbiri ile etkileşimli bir şeklide gerçekleştirilmesi nedeniyle her iki suç açısından yargılamanın birlikte yürütülmesi gerekliliğinin bulunmasının anlaşılması gerektiği; diğer bir deyişle, her iki suçun farklı yargılama usulüne tabi olması nedeniyle tefrik kararı verilerek ayrı yargılama yapılmasının hukuken mümkün olamayacağı veya maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından sorun yaratacağı durumların önüne geçilmesinin amaçlandığı değerlendirildiğinde; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yapılacak yargılama ile 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yapılacak yargılamanın birlikte yürütülmesi zorunluluğu bulunmadığı gibi, her iki suçun olayın gelişiminde birbirinin unsuru veya ağırlatıcı nedeni de olmadığı; bu nedenle de birlikte yargılanmasını gerektiren fiili ve hukuki bağlantının bulunmadığı nazara alınınca, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan şüphelinin lehine olan seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Dosyada mevcut tutanak içeriklerinden de anlaşılacağı üzere olay tarihi olan 05.05.2023 tarihinde şüphelinin ikametinde yapılan aramada talepnameye konu ruhsatsız silah ile birlikte uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği bu kapsamda şüpheli hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, uyuşturucu madde ticareti suçlarından kolluk tarafından ayrı ayrı fezlekeler düzenlendiği ve uyuşturucu madde ticareti suçundan Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/356 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan ise şüphelinin seri muhakeme usulüne ilişkin teklifi kabul etmesi üzerine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2023 tarihli talepnamesi ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Kanun'un 250/4, 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a, 52/2. maddeleri uyarınca 3.600,00 TL ve 300,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılması talebine istinaden Büyükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli kararı ile atılı suçun seri muhakeme usulüne tabi olmayan bir suçla birlikte işlenmiş olması nedeniyle talepnamenin reddine karar verildiği, bu karara karşı Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.11.2023 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.12.2018 tarihli ve 2018/3-112 Esas, 2018/635 Karar sayılı ilamında "birlikte işlenen suç" kavramının, aynı sanık tarafından zaman ve mekan birliği içinde birden fazla suçun işlenmesi olarak açıklandığı nazara alındığında, şüphelinin üzerine atılı suçları zaman ve mekan birliği içerisinde bir arada işlediği, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun'un 250/11. maddesinde yer alan "... (Ek cümle:8.7.2021-7331/22 md.) Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, şüphelinin üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu ile ilgili seri muhakeme usulünün somut olayda uygulanamayacağı anlaşılmakla, itirazın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.