Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19057 E. , 2024/7777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/417 E., 2024/514 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19057 E. , 2024/7777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/417 E., 2024/514 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2022 tarihli ve 2022/43060 Esas, 2022/127042 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.11.2023 tarihli ve 2022/418 Esas, 2023/508 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis hapis ve 13.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2024/417 Esas, 2024/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine, etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken daha fazla indirim yapılması gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Olay tutanağına göre, kolluk görevlilerinin devriyesi sırasında durumundan şüphelenilen sanığın durdurulduğu, heyecanlı ve tedirgin hareketler sergilemesi üzerine üst yoklaması yapılabilmesi için olay yerine bayan polis memurlarının çağrıldığı, sanığın kaba üst yoklaması yapılacağı esnada çantasından çıkartmış olduğu 3 paket metamfetamini kendi rızasıyla görevlilere teslim ettiği anlaşılmıştır. 3. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporuna göre; ele geçen maddenin metamfetamin etken maddesini içerdiği tespit edilmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 19.02.2022 tarihinde, kolluk ekiplerince durumundan şüphelenilen sanığın kaba üst yoklaması yapılacağı esnada kendi rızasıyla çantasından çıkardığı 3 paket metamfetamin etken maddesini içeren uyuşturucu maddeyi teslim ettiği olayda; sanık her ne kadar savunmasında bu maddeleri kullanmak için satın aldığını söylemiş ise de, sanık aşamalardaki beyanında gelirinin olmadığını beyan etmesine rağmen ele geçen madde arasında açık bir mali orantısızlık olması, suça konu maddenin 3 parça halinde oluşu, uyuşturucu madde kullanan kişiler günlük kullanım miktarının üzerindeki maddeyi ikametlerinde sakladıkları bilinirken, sanıkta ele geçen maddelerin gece vakti sayılan zaman diliminde sokakta yürürken ele geçirilmiş olması birlikte gözetildiğinde savunmasına itibar edilmeyerek sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği; sanığın herhangi bir ihbar kaydı veya fiziki takip yokken gözle görülmeyen bir yerde çantasında olan maddeyi polis memurlarına teslim ettiği anlaşıldığından sanığın suç delillerinin ortaya çıkmasında etkin rol oynadığından etkin pişmanlık hükmü uygulanmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda. Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki mevcut deliller kapsamında ... ceza üzerinden etkin pişmanlık hükümleri uyarınca yapılan indirim oranının yerinde olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Ancak; Dosya ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 19.02.2022 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 28.09.2022 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 27.06.2020 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 07.10.2022 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/99 Esas sırasında derdest olduğu ve her iki dosyanın suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, belirtilen davaların birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.02.2024 tarihli ve 2024/417 Esas, 2024/514 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.