İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/19914 Karar: 2024/7843 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/19914 K.2024/7843

8. Ceza Dairesi 2024/19914 E. , 2024/7843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2024/31 Esas, 2024/138 Karar SUÇ : Üstsoy, altsoy, babalık, analık ya da eşe eziyet yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 672

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/19914 E. , 2024/7843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2024/31 Esas, 2024/138 Karar SUÇ : Üstsoy, altsoy, babalık, analık ya da eşe eziyet yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 672

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/19914 E. , 2024/7843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2024/31 Esas, 2024/138 Karar SUÇ : Üstsoy, altsoy, babalık, analık ya da eşe eziyet yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 13.12.2013 tarihli iddianamesiyle; suça sürüklenen çocuk ... ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca altsoya eziyet etme suçundan cezalandırılması ve aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Samsun 2. Çocuk Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli kararıyla; suça sürüklenen çocuğun, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. C.Samsun 2. Çocuk Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli kararı katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Akabinde; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.12.2023 tarihli ilamıyla; unsurları yönünden oluşan suçtan, suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D.Mahkemesince Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.12.2023 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Samsun 2. Çocuk Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/31 Esas, 2024/138 Karar sayılı kararıyla; suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile aynı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi; beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi ise; en üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Dava konusu olay; iki buçuk yaşındaki mağdur ...'ın annesi olan suça sürüklenen çocuğun mağduru süreklilik arz edecek şekilde yaralamak, vücudunda kesiklere neden olmak, soğukta bırakmak, madde kullandırmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. B. Mahkemesince; bozma ilamına uyularak ve mağdur çocuktaki yaralanmalara ilişkin doktor raporları dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde; Oluş, tüm dosya kapsamı, Aile Sağlık Merkezinde mağdureyi muayene eden doktor D.G.S tarafından düzenlenen suç tarihinde iki buçuk yaşında olan mağdurenin vücudunda sol ayak 3. parmağında derin kesik, sol el bilek iç yüzünde sigara yanığı, sol el 2. parmak orta yüzeyde yanık, sol 4. parmak orta ve distal bölgede yanık skarı, sol el 5. parmakta yanık skarı, saçlarda parazitöz, şiddetli ağlama ve korku krizleri, aç bırakma ve soğukta bırakıldığı izlenimine dair raporu nazara alınarak ve bozma ilamına uyularak suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde ise; 1.... cezanın en üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine dair temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen suçun cezasının 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası olarak düzenlendiği anlaşıldığından; ... cezanın 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddelerine göre "orantılılık" ilkesine uygun şekilde tayin edildiği tespit edilmekle katılan vekilinin bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede ise; Dairemizin 12.09.2023 tarihli ve 2023/1471 Esas, 2023/6013 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarında izah edildiği üzere; T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 2. Çocuk Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli ve 2024/31 Esas, 2024/138 Karar sayılı kararında katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve suça sürüklenen çocuğun temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE. 21.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla