Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/20044 E. , 2025/8718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/889 Esas, 2024/730 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/20044 E. , 2025/8718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/889 Esas, 2024/730 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce vekaletname sunan sanık müdafii ... 'nın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğunun kabul edilerek yapılan inceleme de hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, diğer sanık müdafinin ise Baroca tayin edilen müdafii olup vekaletnameli müdafi tayini ile görevinin son bulduğu anlaşılmakla temyiz talebinin reddi gerektiği tespit edilmekle; gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/209 Esas, 2024/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53, 58, 63, 54/4, maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.03.2024 tarihli ve 2024/889 Esas, 2024/730 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın ticaretini yaptığı iddia edilen uyuşturucu madde miktarının kullanım sınırında olduğuna, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçuna ilişkin somut delil bulunamadığına, tanık ifadesinin duruşma günü dışında ve vekilsiz olarak alınmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğuna, usulüne uygun arama kararı bulunmadığına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'ın ... mahallesi 3204/4 sokak no:5 sayılı adreste bulunan ikameti ve çevresinde uyuşturucu madde satışı yaptığı yönünde bilgi edinilmesi üzerine kolluk görevlilerince 21.07.2023 tarihinde sanığa ait ikamet ve çevresinde bekleme yapıldığı, bir süre sonra kullanıcı tanık ...'nın elektrikli bisiklet ile ikametin yakınında bulunan parka gelip beklemeye başladığı, kullanıcı tanığın, ikametinden çıkan sanık ile tokalaştıktan sonra olay yerinden ayrıldığı, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet Savcısından alınan yazılı arama el koyma emrine istinaden durdurulan kullanıcı tanığın yapılan üst aramasında; 5 kullanımlık uç olarak tabir edilen kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoid maddesi ele geçirildiği, sanığın ikametinde yapılan aramada ise bir adet siyah renkli kutuda 5 adet çeşitli ebatlarda toplam 36 adet kağıda emdirilmiş sentetik kannabinoid maddesi, jelatine sarılı vaziyette daralı ağırlığı 0,5 gram ve 0.3 gram gelen metamfetamin maddesi ele geçirildiği, sanığın bu şekilde uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Anayasanın 40/2. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 34/2. ve 232/6. maddeleri gereğince, kararlar ve hükümlere karşı başvurulabilecek yasa yolları, süreleri, sürelerin ne zaman başlayacağı, başvuru mercii, şekli ve sonuçlarının, kuşkuya yer vermeyecek şekilde ilgililere açıkca bildirilmesinin gerektiği şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi kararında sanık hakkında 5271 sayılı ''CMK 273/1 maddesi uyarınca kararın tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize dilekçe verilmesi veya zabıt katibine beyanda bulunulması suretiyle, tutuklu veya hükümlü olunduğu takdirde, bulunulan Ceza İnfaz Kurumu ve Tutukevi Müdürüne tutanağa geçirilmek koşulu ile beyanda bulunmak veya bu hususta dilekçe verilmek suretiyle'' şeklindeki ibarenin gösterilmesi gerekmesine karşın bu hususun kararda gösterilmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de sonuca etkili olmayan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. 1- Sanık için tayin edilen zorunlu müdafii ... 'ın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada zorunlu müdafii olarak görevlendirilen Av. ... 'ın zorunlu müdafiilik görevinin sanığın kendisine 08.03.2024 tarihinde özel müdafii seçmesi ile son bulduğu bu nedenle hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. 2- Sanığın vekaletnameli müdafii ...'nın temyiz istemi yönünden yapılan incelemede; a) 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde yapılan değişiklik gözetildiğinde, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle koşullu salıvermeden yararlanamayacağına hükmolunması, b) Adli Emanetin 2023/2764 sırasına kayıtlı 1 adet alüminyum folyo parçası, 1 adet sigara folyosu parçası, üzerinde W ibaresi yazılı bulunan siyah kapaklı 1 adet kutu ve iç kısmı kahverengi renkli dış kısmı siyah renkli olan kapaksız 1 adet kutunun suçta kullanılması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken imhasına karar verilmesi, hukuka aykırı ise de bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hukuka uygun surette elde edilen ve eksiksiz incelenen delillerin suçun sübutunun tayinde yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, kimlik tespit tutanağı, olay tutanağı içeriği, yakalama, arama ve el koyma tutanağı, sayım ve tartım tutanağı, fotoğraf teşhis tutanağı, uzmanlık raporu, tutanak mümzilerinin ve kullanıcı tanıkların beyanları ile tüm dosya kapsamına göre Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulmasının isabetli olduğu, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle etkin pişmanlık hükmünün uygulama dışı bırakılmasında ise isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedenleri ve eleştiri konusu yapılan husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1- Sanık için tayin edilen zorunlu müdafii ... 'ın temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (1) nolu paragrafta açıklanan nedenle ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada zorunlu müdafii olarak görevlendirilen Av. ... 'ın zorunlu müdafiilik görevinin, sanığın kendisine 08.03.2024 tarihinde özel müdafii seçmesi ile son bulduğu bu nedenle hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2- Sanığın vekaletnameli müdafii ...'nın temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünde yer alan (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve 2023/209 Esas, 2024/92 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasınında bulunan "5275 sayılı Yasa'nın 108/3. maddesi uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle koşullu salıvermeden yararlanamayacağına ibaresinin çıkartılmasına ve hüküm kısmında ''imhasına'' ibaresinin çıkartılarak yerine " Denizli Adli Emanetin 2023/2764 sırasına kayıtlı 1 adet alüminyum folyo parçası, 1 adet sigara folyosu parçası, üzerinde W ibaresi yazılı bulunan siyah kapaklı 1 adet kutu ve iç kısmı kahverengi renkli dış kısmı siyah renkli olan kapaksız 1 adet kutunun 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2025 tarihinde karar verildi.