Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/21426 E. , 2026/587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1061 E., 2024/857 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/21426 E. , 2026/587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1061 E., 2024/857 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2024 tarihli ve 2023/490 Esas, 2024/81 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a ve 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2024/1061 Esas, 2024/857 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, yeterli gerekçe bulunmadığına, cezanın orantısız olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın ... Mahallesi ... sokak No:... D:2 .../... sayılı adreste uyuşturucu madde depoladığı, depolamış olduğu bu maddeleri bu adresten kullanıcı şahıslara sattığı yönünde istihbari bilgi bulunması, bu bilgi üzerine yapılan takipte sanığın bahse konu adresten çıktığının görülmesi, kolluk görevlileri tarafından yanına gidildiğinde sanığın aşırı tedirgin davranması ve çelişkili beyanlarda bulunması üzerine arama kararının talep edilmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın beyanı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin gerekçesi yerinde değil ise de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Dava dosyası kapsamına göre; sanığın ikametinde uyuşturucu madde sakladığı ve satışını yaptığı bilgisi üzerine, ikametinde yapılan aramada hassas terazinin ve paketler halinde uyuşturucu maddelerin bulunduğu şeklindeki iddiaya ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, arama tutanağı içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, tutanak mümziilerin ifadeleri, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli, ikamette ele geçen hassas terazi üzerinde uyuşturucu madde kalıntısı bulunması, kriminal rapor ile dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve tayin edilen cezanın isabetli olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2024/1061 Esas, 2024/857 Karar sayılı kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, istihbari bilgi üzerine yapılan takip ve ikamet aramasında hassas terazi ile paketler hâlinde uyuşturucu madde ele geçen sanığı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiştir. Sanık müdafii, eylemin kullanmak için bulundurma suçunu oluşturduğunu ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Sanığın, kolluk takibi ve arama kararı süreciyle suçu ortaya çıkmadan önce kendi beyanıyla suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunmaması hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmaz. İkamette ele geçen kalıntılı hassas terazi, paketlenmiş uyuşturucu, tutanak ve kriminal rapor birlikte değerlendirildiğinde TCK 188/3 ve 188/4-a uyarınca ticaret kabulü ve TCK 62 uygulaması isabetlidir. İlk derece mahkemesinin etkin pişmanlığı reddederkenki gerekçesi yerinde olmasa da sonucu itibarıyla doğru olan hüküm bozmayı gerektirmez.
Uygulama Sonucu: Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmeyerek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlık savunmasının başarılı olması için, sanığın beyanının suç ve fail henüz kolluk/arama süreciyle ortaya çıkmadan, gönüllü ve suçun aydınlatılmasına katkı sağlayacak nitelikte olması gerekir; salt yakalanma sonrası ikrar bu koşulu karşılamaz. Ayrıca ilk derece gerekçesi hatalı olsa bile sonucun doğruluğu onamaya engel olmadığından, temyizde sonuca etkili aykırılıklara odaklanılmalıdır.