Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/21993 E. , 2025/1005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/614 E., 2024/566 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını özendirme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerin
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/21993 E. , 2025/1005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/614 E., 2024/566 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını özendirme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bölge Adliye Mahkemesi bozması sonrası, Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını özendirme suçundan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2024 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 21.03.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Atılı suçun alt sınırı 5 yılın üzerinde olması sebebiyle sanığın müdafii hazır olmadan Cumhuriyet savcılığı tarafından alınan ifadesine itibar edilemeyeceğine, sanığa bipolar bozukluk tanısı konulduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın Twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde kendi kullanımında olan hesabından farklı tarihlerde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımını özendirici paylaşımlarda bulunmak suretiyle atılı suçu işlediği olayına ilişkin olarak; Sanığın sosyal medya paylaşımlarına ilişkin kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanak, sanığın paylaşımlarının içeriği, atılı suç bakımından sanığın cezai ehliyetinin tam olduğuna dair Adli Tıp Kurumu raporu, sanık savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, atılı suçun hukuki niteliği dikkate alındığında gönüllü vazgeçme kurumunun uygulama şartlarının oluşmadığı, atılı suçun alt sınırının 5 yıl olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca alt sınırı 5 yıldan fazla olan suçlar bakımından şüpheli/sanık hakkında zorunlu müdafii atanacağı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 21.03.2024 tarihli, 2024/614 Esas, 2024/566 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.